Anasayfa arrow Ziyaretçi Defteri

Ziyaretçi Defteri

Ziyaretçi Defterine Yaz


Administrator    11 Temmuz 2014 16:10
YEZİTLEŞTİKÇE YEZİTLEŞTİLER //

Emevi Devletini kurarak Ehlibeyt katletmeye koyulan Muaviye oğlu Yezit ve taraftarları AKP İktidarı ile mantar gibi çoğalarak, aynada görünürcesine yüzlerini göstermeye başladılar...
Akp vekili Metin Metiner, Kerbela da Yezit in yanında idik bugünde yine Yezit taraftarıyız, diyebilmişse bu şahıs Hz: Resule de düşman birisiyim demiş olmuyor mu.?
Hz: Muhammet Kabe dönüşü Kadrihun da 135 Bin rekabetçiyi durdurarak Hz: Ali yi yerine tayin etmişti ve  Kuranı Kerim ve Ailesi olanEhlibeytini de ümmetine emanet etiğini kimselerin inkar etme şansı olmasa gerek.. Hz. Resule sağlığında inanmış gibi görünüp vefatından sonra çark dönüşü yaparak vasiyet ve emanetlerini yok etmeye soyundular..
Hz: ALİ yi Kadir hunda tebrik edip kutlayanlar da, sözlerini tutmayıp Ehlibeyt ve taraftarlarına yapılan katliam ve iftiralı saldırıları durdurup karşı çıkmak yerine Hz. Muhammed soyunu ve taraflarını yok etmek için, Muaviye yi Şam da Vali yapıp güçlendirdiler ..
Yakın günümüzde de aynı inkarcılar çoğalarak (K. Maraş, Malatya, Sivas, Çorum, Gazi ve Gezi de, Hz Muhammed ve emanetlerine asıl sadık dost olanların üzerine gitti katlettikler, onunla da kalmayıp Orta doğuya kadar da açılarak aynı katillere her türlü destek oldular..
-Eskişehir Açık Öğretim Fakültesi Türk Dil Osmanlı Grameri 2, ders Kitabında Alevilere hakaret okutulmakta .. Şöyle ki;
(Allah Alevileri aşağılık ve adi etsin, denmekte..
Utanmadan bu hakaretlerin hele de Akp iktidarıyla artmasında ki asıl neden  Emevi yezitliğini resmileştirip hilafeti yeniden getirmek midir&?
Haz: Muhammed in ehlibeytine karşı düşmanca çıkışlarla, ona ümmet olduklarını iddia edenler, birde ahret diyorlar ya, orada nasıl karşılanırlar bilemiyoruz.. Ancak, Muaviye ve Yezit in tarafındanız diyebilip baş kesip insan katledenlerle tarihe yazıldı, kıyamete kadar da lanetlenecekler..
Hz, Muhammed in yaşamı hadisleri ve sonunda olanlar hakkında kısa bir değerlendirmeden sonra,
sözümü şu cümlelerle bağlamak istiyorum.. Bu ülkede sistem ilkel Emevi döküntüleri tarafından tam anlamıyla kirletildi demektir.. Lafta yaradılanı yaradandan ötürü severim diyenler, ülkede sevgi insan hak ve hukukunu da bitirdiler..
Yezitleştikçe yezitleştiler ve dini de siyasete malzeme ederek bir daha da insanlaşmıyorlar..
Öyleyse; Geçmişten yola koyularak geleceği selamete almak için, karar günleri geldi ve kapıda canlar, oturup işi aşı da, nasıl paylaşabiliriz düşüncesiyle, huzura yönelip sandığa öyle varılmalıdır..
Kurtuluşun tek yolu önce insan ve yaşamı denecek, karara şart ve esas diyoruz dostlar..

01.07.2014

Administrator    22 Haziran 2014 00:40
ÖLÜMLERDEN DE ÖLMEDEN ÖLÜM İŞTE //

1980 Faşist cuntanın baş zorbaları hakkında geç de olsa, adalettin tecelli ettiğini hele şükür gördük.. Milyona yakın demokrat aydın genç insanlarımızdan ( 48 ini astıkları gibi sayısı bellisiz kayıp ve yüz binlerin canına acımayan caniler, yetmezmiş gibi utanıp ar etmeden, Bu gün olsa aynısını yine yapardım diyebildiler..
Bu kararı İbret olsun ki, Türk Silahlı kuvvetlerde Or Generallığa kadar yükselmişken aldıkları rütbelerin omuzlarından sökülerek alınıp ömür boyu mahkum edilmeleri onlar aldırmasalar da  ölümlerden ölüm beğenmiş gibi oldular &
İdam ettikleri genç evlatlarımız için, asmayıp da besleyelim mi, diyebilen bunlar, çocuklarını yok ettikleri acılı insanların gözlerine yüzlerine baka baka şimdi her iki katil de, yaşıyor olarak şu karardan sonra vicdanlarını dinleyebilecek kadar hafızaları keşkem işliyor olsa diyorum..
18.06.2014 akşam haberlerinde karar duyuldu ancak bu cezaya laik dönemin politikacılarından hayatta olanlar yok mudur? MC lere oy verip iktidar edip 12 Eylül ü de alkışlayıp anayasasını %93 lerle oylayıp ve oylatmadılar mı?
Her neyse, bu zalimlerin zulmü hakkında başından beri yazıp dost devrimcilerle paylaştığımız kanısındayım, şimdi geciktirilerek kesilen bu cezalar ettiklerinin karşılığı olmasa da yaşları gereği nasıl bir vicdan sahibi olduklarının o kadarını kendileri ve onları paşalarım diyerek arkalarında dolaşan kuyrukçuları da anlamışlardır diye düşünüyorum...

18.06.2014

Administrator    10 Haziran 2014 15:57
AZİZ NESİN HOCA DEMİŞTİ //

Türk milletinin yüzde 65 i Aptal dedim, neler denmedi ki kıyametler koptu, demişti hoca.. Sayın Aziz Nesin o cümleyi kullandığında  seçmenin yüzde 65 i sağ sermaye partilere vermişti oylarını..
Söz anlaşılmasına iyi anlaşılmıştı da.. İyi hatırlıyorum Rahmetli Alman  Prof Kılavuz hoca tarafından o tarihlerde Bremen ÜNİ ye davetli idi..  Epey de bir kalabalık duyup koşuşmuştuk ustayı dinlemeye..
E işte Prof. Kılavuz Rahmetli Usta Aydın Aziz NESİN den biraz söz ettikten sora salon dopdolu..
S. Nesin Hoca konuşmasına başlamadan dinleyicileri izlemiş olacak ki, ağızlarda sakız çiğneyenleri görmüş.. Çıkarın o sakızları ağzınızdan, çıt yok herkes ağzından çıkardığı sakızı elinin parmakları arasında ufalayıp sessizce yan cebine sokuşturuyor..
Siz nesiniz,hele de bu çağlarda birilerinin ağızda sakızla o yana bu yana taktırtarak lakırtadarak böylesi bir insan meclisine yakışıyor mu.?
Öyleydi de, salonda ustayı dinleyenlerin çoğu da genç ve öğrencilerden oluşuyordu diyebilirim ..
Uzun eski cumhuriyet önceleri saray savurganlıklarından alalımda günümüzün modern daha rahat kullanılan köle çağına kadar dalıp çıkmıştı Hoca ve dinletti de..
Sonuçta bu günlerde bile belli bir aydın kesim tarafından da tekrarlanan anlamı açık o söze gelmişti Hocamız.. Şöyle ki;
Arkadaşlar, ben Türkiye insanının yüzde 65 ine aptal dedim, çar çabucak da anlaşıldı, yani öyle
değil de tersini, bu milletin yüzde 35 aptal değildir, demiş olsaydım inanın kimse bir şey
anlamayacaktı..
O işin şakası, Hoca öyle yada şöyle demiş olsaydı bile, halen günümüzde de o yapı değişti denebilir mi..?
Şöyle ki, Aptal olmayanların ve olanların sayıları yıllar sora da olsa maalesef değişti diyemiyoruz,
Başkaları Uzay da Ay da dolaşırken, Türkiye de bu yüzde 35 sayısı artmadığına göre insanlarımızın aklı işgal ya da ipotek midir, neden ne olabilir ki deyip merak etmekteyiz..

10.06.2014..

Administrator    01 Haziran 2014 03:44
SİSTEMİN KİRLİ FOTOĞRAFI //

Soma Maden ocağından çıkarılan ‘’ yanan ceset sayısı resmen 301 olarak açıklandı ve
bu acının arkasından ‘’becerisiz yada ettiklerinin hesabını vermekten korkup kaçan iktidar sorumlularından tek birisi bile bir devlet görevlisi yapması gereken ve yakışanı yapamadı ve onun adı kamu vicdanını rahatlatacak olan ve yerlerine geleceklerin ibret alması açısından ‘’görevden onurluca istifa edip çekilmekti…
Bu laikiyle yapılamadı.. 17 Aralık 2013, dışa sarkan ve savrularak kamu vicdanına inip sızlatan yolsuzluk olaylarının akabinde, adı geçen kişiler sarmaş dolaş oldular.. İstifadan sakınmalarının asıl nedeni de, halka hesap verme korkusu olarak düşünülemez mi.?
Görevde olduklarında benzeri olaylarda kamu vicdanını rahatlatacak davranışlar sergileyen politikacıların ‘’Almanya Japonya vs dünyanın bir çok ülkesinde görüldü.. Ancak, Türkiye’miz de ‘’suç da ihmalde hep ‘’alın yazısı kader deyip olağan sayılabiliyor…
Gezi ve Taksim eylemlerinin yıl dönümüne şunun şurasında az bir zaman kaldı. Öldürülen 7 Alevi gencin katilleri destek buldu, yetmedi Okmeydanı Cem evi avlusuna Uğur KURT’a sıkılan kurşun, Ayhan YILMAZ’’ın öldürülmesinin vebalı ve hesabı kimlere sorulacak?
Bu canlarımızla Soma şehitlerimizi anmak ve mevcut iktidarın ayrımcı politikasını kınamak için ‘’ülkesini seven ve tüm dünyaca insanı laik olduğu yerde görmek özlemini çeken herkes, ‘’31 Mayıs 2014’’ meydanlarda olacak… Tutum ve ilkelliğiyle dünyaca tanınıp kınanan bir idarenin devlet kurumlarını oy sayısıyla zapt etmek çağımıza yabancıdır ve hukuki değildir diyoruz..
Gerilere bakıldığında onca aydın insanlarımızın katillerini gizleyip cinayetlere ‘’meçhul deyip zamanı kullanıp sıyrıldık demek boşu boşunadır diye düşünüyoruz..
Dünya’ca emeğin bayramı ‘’1. Mayıs Türkiye emekçisine ‘’eza ve ceza ile zindan edildi.. Emekçiler ve Türkiye deki değişik dil ve inançların varlığının iki dudak arkasında dışlanıp ısırılması da yenilecek yutulacak cinsten kesinlikle değildir diyoruz..

Saygılarımla..

Administrator    20 Nisan 2014 19:50
DAVUL AYNI DAVUL//

Yıl 17. 18. 1978 faşist MC cepenin Malalatya katliamı pek te akıllardan kolayca çıkarılacak gibi de değil.
Zaten unutamadığımız daha da doğrusu günü birlik her iktidar döneminde de benzer acıları yaşadık ve hep de içimize gömdük.. Yıl dönümü geldiğinde de, işte böyle idi deyip acıları tazeliyoruz..
Bu hep böyle devam etmekte.. Çünkü, sermayenin emeği kafese koyduğu ve uluslar arası sistemleşen işbirlikçi insani olmayan, zorbalığın önü bir türlü alınamadı elbette ki..
1978 Nisanı Malatya da Merhum Hamit Fendoğlunu bir komplo ile öldürtenler bu gün iktidarda olmasalar da GEZİ de ki yapılanlar ve yaptıranlar pek te o günün MC sini birilerine arattı denilemez..
Malatya katliamı yurt dışında duyulduğunda, İş yerinden izin alarak tek başıma 4 Bin Km yola koyuldum ve üç günlük o yolu sanki de dinlenmeden gece saat 23.00 sularında Malatya İstasyon yol kavşağına gelmiştim. Şehir tarafı polislerle kapalı, çünkü şehir tarumar edilmiş, caddeler dükkanlardan kaçırılamayarak sokak ortalarına atılan eşyalardan geçilmiyordu..
Ben se bir an önce Uc bağlarda evime aile ve çocuklarıma ulaşıp onları görme telaşımla o 4 Bin kilometre yolu nasıl geldiğimi de hatırlayamıyorum&
Merhum H. Fendoğlunu Vekilken meclisten kovanlar (Benim sevgili Meclis arkadaşım dı) deyip gelip mezarına diz çöküp ağlayan günün faşist devlet adamlarından çıkan ağız kalabalıklarını, bu günde kulaklarımızdan eksik etmiyorlar..
Ayrıntılara fazlasıyla gerek yok. Çünkü davul aynı davul, çalanlarda onların izine basan mirasçılarıdır.
Gençlerin gözlerini oyup kollarını koparıp demir yoluna atanların bana sağcılar hata yaptı dedirtemezsiniz, diyen Çoban Sülodüşününki günün gözü karası ettiler..
Sözün Kısası; Bizler insancıl bir dünya düzeni kavgasına soyunmuşken, Ben nereye vurdum çocuğun neresi patladı Nasrettin Hoca Efendinin dediği oldu..

Saygılarımla..


308
Toplam kayıt bulunuyor
Design: Joomlamarket.de
© 2005 – 2020 www.alirizaugurlu.com