Anasayfa arrow Ziyaretçi Defteri

Ziyaretçi Defteri

Ziyaretçi Defterine Yaz


Administrator    08 Nisan 2014 14:17
SAÇIM AK MI KARA MI DEMİŞLERDİ//

30 Mart Mahalli idareler için yapılan seçimlerde öne geçmek için, kıran kırana bir yarış vardı&
Arka arkaya gelecek seçimlerle de, aynı heyecanın devam edileceği kuşkusuz.. O nedenle meydanlar uzun bir süre daha kesin boş bırakılmayacak demektir..
30 Mart ta kimin saçı ak kiminki daha kara, seçmen herkese boylarının ölçüsünü verdi denebilir..
17 Aralık 2013 de AKP önde gelen bakan ve yakınlarının adının karıştığı yolsuzluk iddiaları, muhalefet partilerinin günü birlik ağırlıklı konuları olmuştu.. Üzerinde en çok da durulan bu konu seçmeni hiçte etkilememiş gibi bir sonuç çıktı sandıktan.. Öyleyken liderlerin ayak basmadığı il ve ilçelerde dahil, yer kalmadı denebilir..
Siyasiler meydanlarda halktan oy istedi ve karşılığı bol bol da hizmet sözü verdiler..Umarız atılan o sözler laf da bırakılmaz.. Seçmen duyulan her sözün arkasındadır diye düşünüyoruz,
Tabi ki, 30 Mart seçimleri her siyasetçi için çok mu çok önemlidir diye düşünülmüştü.. Şimdi bu seçimden kazanımlı çıkan parti ve partililer hizmet bekleyen kent ,kasaba hele de kaderine terk edilmiş köyler ilkel yaşamdan kurtarılmaları için, bizzat da kendilerinin şimdiye dek ihmal edildiğini bilerek verilen sözlerin takipçisi olacaklardır diye düşünüyorum..
Demokrasi açıdan ve ayıp denecek kadar bazı açıklamaların da kamu vicdanını incitmiş olmalı..
CHP de önde gelen isimlere suikast olabilir, onun için ülkeye yüzden fazla silahlının girdiği sözü hem de yetkili bir ağızdan açıklanmıştı..
Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir, yazılı meclis çatısı altında ülke yöneten, gelmiş geçmiş tüm iktidarlar da dahil, seçimlerde seçmenin oy vermekte egemenlik hakkını duygu kabartarak, korku tehdit saçarak, engellenmeye çalışıldığı da bir demokrasi ayıbı olarak, bir çok seçmen yurttaş tarafından değerlendirilmiştir diye düşünüyoruz..
Hele de insanların büyük bir bölümünü çağın gerisinde bırakan, gelişmiş teknoloji çağında siyasi kararlarla, darmadağın edilen hukuk sisteminden alalımda, vatandaşlar arasında ikili ötekileştirme politikalarıatamalar ve görevden almalar vs, yurttaşların devlet denen çatısına güveni sarsılır olduğu düşünülmeliydi diyoruz.. Din de siyasete araç edile biliyor ise, bu tip politikalarla ülke yönetme anlayışının da çağ dışı, bir dayatma olarak rahatsızlıklara neden olabilir kaygıları akla gelecektir elbette ki&
Kısaca bu değerlendirmemden sora; Seçim kazanan Başkan ve çalışma arkadaşlarına İl,İlçe, Belde ve köylere verecekleri her hizmette kolaylıklar ve başarılar diliyorum..

03.04.2014

Administrator    13 Mart 2014 14:48
HİZMETTE KUSUR SÖZ KONUSUDUR //

Yeri ve sırası gelmişken.. Köyler artık ihmal edilmemelidir..
Vergi, askerlik vs, gibi yurttaşlık görevlerini bi noksansız yerine getiren köylüler şimdiye dek, kendi kadrine terk edilmişlerdi..

Çok illerimiz büyük il olarak tanıtıldı ve köyler İl ve ilçe belediyelerinin birer parçası
durumuna getirildi.. (Getirilmeyenler de bu ülkenin birer parçasıdır elbette ki)
Su, Elektrik, yol, sokak, sağlık, eğlence, spor yeri gibi ihtiyaçlar için, köylerden alınan vergiler tümden ALLAH İzniyle deyip şehirlere harcandı..
Peki, şimdiye dek köylerin kendi verdikleri vergilerle hizmet götürmek için O Yüce Tavan Hazretleri
nin izni mi alınamıyordu..?
-Allah izniyle demeye, gerçi AKP liler gibi, diğerleri de başladılar ya..
- 30 Mart Mahalli seçimlere şunun şurasında az bir süre kaldı..
-Sayın adaylar; Köylere de gittiğinizde ağırlanıp uğurlanmadan önce, köylerin içinde bulunduğu ilkel bir yaşamdan kurtulmaları için projelerden söz edilmelidir..
Köy insanları her seçimde sadece potansiyel hazır oy hazinesi olarak düşünüldü..
Vergi veren o halk okul, Yol, elektrik, sokak, sağlık, eğlence, Spor vs gibi, plan ve projelerinizi duyup güvenerek sandığa gitmeliler diye düşünüyoruz..
Adayları şehir gezilerinde görüp duyuyoruz, çok süslü sözler etmekteler.. Öyleyken;
Köylerin de insan yaşamına uygun bir konuma getirilmesi, çağın bir gereğidir, elbette ki, öyle de düşünülmelidir diyoruz..

Geçmişteki haksız şehir köy ayrımcı hizmet türüne artık son verilmelidir, bu çağın da gereğidir diye düşünüyoruz..

11.03.2014

Administrator    13 Mart 2014 14:47
SİSTEM TERBİYE EDİLMELİDİR //

Dünya da yada bir ülkede, su sorunu, iş aş sorunu, sağlık sorunu, eğitim sorunu, gibi çözüm isteyen sorunlardan durmadan söz ediliyor ise, sistem terbiye edilmemiş demektir&
Çok partili parlamentomuz var diyenler, birini al diğerine vur. Hele de 12 Eylül le gelen dikta askeri rejim ve onların hazırlayıp dayattığı Anayasa ile arka arkaya iktidarlar değişmiş olsa da, davul hep aynı davul..
Bir ülkede, kadrolaşmayla devletin tüm kurumları tek elde taraflı işletiliyor ise, Vakıflar, cemaatlerle halkın belli bir kesimini yanlarına çekmiş, Devletin önemli yerlerinde örgütlenmeler, mafya ve eylemleri karşısında, yargı da kuşatılmış ise, sakın ha, orada anayasal Laik Demokratik bir Hukuk Devletiyiz demesin kimse, yada gülüp geçerler sizi&
Şimdiyse, tüm insanlar, şapkayı dizine koyup, işsiziz aşsızız diyenlerin hallerine kulak asıp düşünmelidirler..
Sistemin yüzü çoktandır görüldü. Dünyanın Babası oynayan ABD dünyayı iliğinden sömürmekte iken, bazen kabuzdan krizden de söz edebiliyor...
Peki ya onun kuyrukçuluğunu yapan ötekiler? Onlar da kusura bakmasınlar, kendileri etti ve kendileri de çekecek elbette ki&
Bu gün 27 Mayıs 1960 devrimleri birileri tarafından alabildiğine kınanmaktadır. Ne olurdu o üç politikacı hatalarına rağmen idam edilmeseydi, idamın laflar arasında adını duymaktan bile rahatsız olurum.. Ancak; o günden günümüze o insanları ipe götüren yanlışların hangisinden dönüldü ise?
Emperyalizme aralanan kapıları her değişen iktidarlar inadına sonuna kadar da dayadılar&
Arka arkaya muhtıralar darbelerden alalım da, geriye doğru atılan adımların önünü kesmek için parti kapatma ve o nedenle açılan ilgili davalar ve durdurmalar falan. Peki, bağımsızlık savaşçıları ne için aynı ipe götürülüp idam edildiler? Yetmiş kusur milyon yurttaş adına yola çıkan üç fidan astıklarından beri ne kazandı bu ülke? Ben şunu söylemek istiyorum..

Geriye doğru politika adına yaşanan tüm yanlışları diye diye dilimizde tüvler bitti..
Şimdiyse; gele gele gelinen yer, hırsızlık, yolsuzluk, usulsüzlüklerin önünün açıldığı hatta savunulduğu bir noktaya gelindi&

O nedenle, daha da fazla geç kalınmadan (Sistem terbiye edilmelidir; diyoruz..
09.03.2014..

Administrator    12 Şubat 2014 03:11
HADİ ŞİMDİ KİMLER AĞLASIN //

Sistem ekonomik kıskaca almış olacak ki, bazıları öncelikli olarak akp üst düzey yöneticilerinin adlarının karıştığı, her türlü yolsuzluk, rüşvet ve usulsüzlükleri, duymazlıktan gelen dillerini de yutmuş seyrek sekil birleri var ortalarda..
Sisteminin Altı üstüne çevrilmiş,  Monarşist bir şef rejimine her nedense ne yazık ki, sıcak görünmeye çalışanları görüyoruz..
Suriye de Bir Buçuk Milyon insanın kanının akmasına sebep olan, çağ dışı bir örgüte insanı yardım adı altında, dünya milletlerinin de gözlerinin içine baka baka, insan katledilmesi için akp nin silah yardımı yaptığı, muhalif partilerin dilinden düşmediği izlenmektedir..
Ülkeyi 15% lik bir alevi mi yönetsin?, diyen T.C. Başbakanı ve Dış İşler Bakanı değiller miydi..?
ABD nin 20 yıllık emperyalist orta doğu projesine ayak olmak için, bu tip çabalara soyunan AKP,
şimdiye dek ülkemizde işlenen Sivas K .Maraş, Tokat, Çorum, Malatya, Gazi ve Gezi
katillerinin tarafı olarak görünmedi mi..? Hadi şimdi, hayır öyle değil desinler&
30 Mart 2014 de mahalli seçimler var..
AKP ye ARGUVAN dan da destek diller de ..
Ülke de illaham da, huzur istikrar diyen ve o yolda onca canını ortaya atanlardan, şimdi bizler
ağlamayalım da, Arguvanımızın müdürü muhtarı, Mahap lar mı, ağlasın..?

Yüreği insanca çarpan Arguvan ımızın güzel insanları..

11.02.2014

Ali Rıza UĞURLU    08 Şubat 2014 21:58
alirizaugurlu@gmx.de
OH DA OH ÖYLE İSE //

Efendim, bildik bileli yolsuzluk ve vurgunlara adı karışmış onca kişi dini ve ırkı politik çıkar için sıkıştıklarında kullandılar ve kullanmaktalar da . .
O tipler din ve ahret dediklerinde hakikaten, içten inanarak mı diyorlar? Yaratılanı Yaradandan ötürü anlayan asıl inananların bunları anlıyor olmaları gerekir..
Savaşa cihat, vatan millet deyip, soyup savuranların Ahret gibi,bir kaygılarının olduğuna inanmak da zor..
Umarım, Ahret sorgu sual, kitaplı kitapsız bu anlatılanlarşekillenme hariç hepten doğrudur, yani öbür dünya var, edene ettiğinin cezası çektiriliyormuş.. Oh be, şimdi daha rahatladım işte..
Çünkü bu dünya da onca kul hakkı gasp edip yiyenler, söz sahibi oldukları bu yeni dünya düzeninde kendilerini koruyabiliyorlar ve sorgulanıp cezalarını çekmeden iki imam duası ile toprağa atılıp paçayı sıyırıyorlar..
Nasıl olsa, orada hak koruyucu birilerini görevinden alıp uzaklaştıracak bir siyasi iktidar dan da söz edilmemekte..
Yani, orada adam madam kayırma, zengin fakir gibi sınıflı bir düzenden de söz
edilmiyormuş.. OOOOH Oh da oh öyleyse..
Hele şükür, öldüğümüzde hazır ve huzurlu hak alınan bir ahret düzeniyle karşılaşacağımız denmekte..
Öyleyse bir daha oh.. Çünkü ne de olsa hakları gasp edilenler orada rahatlatılacak deniyor..
Yani, eşitlikçi Ahret denilen o dünyayla buluşulduğunda, nasıl bir sorgulama var orası anlaşıldı.. Sömürülüp emeği zayi olan ve aç bırakılan emekçiler ve yaşamı için emeğini pazarlama şansı bile tanınmayan Allah kulları, haklarını haksızdan alacaklarmış..
Bu anlatılanlara razıyız, fakat doğup halı hazırda üzerinde yaşamak zorunda olduğumuz bu dünyada da, en insancıl haklarla yaşamak da insana hak değil midir.?
Bundan rahatsız olup kabullenmeyenler, kavgayı kendiler başlatıyor demektir ve karşı çıkmak da eza ve ceza ile perişan edilen ve sömürülen tarafın da, öncelikle asıl görevi olmalıdır diyoruz..
Bu dünyanın işi burada bitirilmelidir, burada da oh etmeliyiz, arkadaş..

Saygılarımla..


308
Toplam kayıt bulunuyor
Design: Joomlamarket.de
© 2005 – 2020 www.alirizaugurlu.com