Anasayfa arrow Ziyaretçi Defteri

Ziyaretçi Defteri

Ziyaretçi Defterine Yaz


Administrator    29 Ocak 2014 01:09
BURNU KANAYAN KANAYANA //

Bizim merhum rahmetli Abbas isminde bir emmimiz vardı. Arguvan Morhamam köyünde de ikamet ederdi.. Ellikle orakla ekin biçme dönemi, rahmetli ekin biçerken güneş batmaya az bir zaman kala ‘’yoruluyor olmalı ki, sık sık da güneşe döner zamanı saat yok, yerine karışıyla ölçer yanındakilere ‘’akşama şu kadar karış var, adam dermiş..
Şimdiyse ‘’17 Aralık 2013’’de evde yakalanan ‘’dolar basılı ayakkabı kutuları ve para sayma kasaları, iktidar yanlı ve yakınlarının yargıya taşınan yolsuzluk iddiaları, siyasilere ateşli bir seçim havası estirmiş olmalı..
O nedenle Apbo emmi gibi, siyasiler zamanı ‘’karış’la’’ ölçmeye başlamış olmalılar ki, şimdiden ülke geneline dalıp ve dağılıp taraftarlarıyla meydanlardalar..
Türkiye ve dünya nın bir çok ülkesinde Türkiye de ‘’çağdaşlaşmanın önünün kesildiği, ekonomide ve işletilmeyen hukuk sistemi, yargı da ve emniyette, hızlı bir şekilde atamalar ve açığa almalar, büyük kaygılarla takip ediliyor olmalı ki, bunlar gündemin tam da tepesine kilitlenmiş gibi..
Bazı yerli ve yabancı medyaya da bakıldığında, ‘’suçlular ve suçlamaya çalışılan siyasetçiler, daha da sertleşerek, aynı gündeme yoğunlaşıp meydanlara dalıp dolup taşacaklar tabi ki.. 30 Mart da ( hazıra mı, huzura mı)
Eh, yaklaşan ‘’yerel genel seçimler ve arkasından Cumhur Başkanı seçimi.. Zaman parmakla sayılabilir de olsa, siyasilere göre şunun şurası az bi süre kaldı..
O nedenle, İktidar ve muhalif partiler zamanı ‘’karışlamış’’ olacaklar ki, üç ay önceden çağırdıkları taraftarlarıyla meydanlarda gözükmeye başladılar bile…
AKP ‘’ne oldu, on iki yıllık iktidarınızda o oturduğunuz koltuklardan bir daha da
kalkmayacak mısınız sandınız?, böyle düşünmüş olmalısınız ki ‘’ içte ve dışarıda’ da’’
uyguladığınız ‘’sorumsuzca siyaset sayesinde beklediğiniz ve güvendiğiniz
sandıklardan, ‘’edip eylediklerinizle çıkacaksınız..
-Nasrettin Hoca’’nın bir fıkrasıyla sözü bitirmek istiyorum..
Hoca’nın köyünde bir ev açılıp eşyalar çalınıyor.. Ev sahibi hırsızlar evi açmışlar ne
diyorsun deyip Hocaya danışıyor..
Hoca Efendi köylüleri toplayıp karşısına alıp konuşuyor..
Konuşmasını yaparken aniden karşısındaki sıra halinde duran köylülere dönüp, ‘’Hırsızın burnu kanıyorrr’’ deyip bağırdığında ‘’evi açan hırsız elini burnuna atıyor..
17 Aralık 2013 de yakalananlardan elini burnuna götürüp kendisini kanıtlayanların ardı arkası getirilebilecek mi dersiniz, hele bekleyip görelim diyorum..

01.27.2014

Administrator    23 Ocak 2014 01:32
İNSANCA YAŞAMAK İNSANA GEREKMEZ Mİ //

Ülkemizi renklendiren farklı inanç ve kültürlerin varlığını yok sayan iktidar ve arkasına takılanlara, yanıt bekleyen sorumuz olacak...
Bu soruya yanıt çoklarına merak konusudur da ondan..
Başından beri  Emevi soyundan, Muaviye,Yezit, Mervan, üçlüsünün izine basıp emperyalizme kapıları aralayarak, Vatan Cephesi, Milliyetçi Cepheler ve ara rejimler vs, ülke yöneten o iktidarların devamı olan on iki yılın AKP si ile&
17 Aralık ta anlaşılmış olmalı ki,  bu ülke niçin ve neden yer altı ve yer üstü insan zenginliklerine rağmen, üçüncü dünya ülkeleri arasında geri kalmışlardan birisi..?
Gezi ve Taksim dede görüldü ki, Yüz Binler, tek insan tipi olarak iktidara yarayıp yaklaşmak yerine, aralarında hiçbir fark gözetmeksizin, İnsanca huzur barış içinde eşit yurttaş olarak, özgürce yan yana iç içe, yaşamak için ve canları pahasına da olsa, bunları devletine demek için oralardaydılar..
Canlar katledildi, göz kör etmeler, yaralamalar hapsedilenler ve bir de dönüp demokrasiyi ağza alıp hak hukuktan söz edebiliniyorsa...
Ancak; geriye doğru ara rejimler de dahil 1950 lerden bu yana ülkede huzur ve istikrar yerine yukarda da kafaları karıştırmamak için kıssadan değindiğimiz gibi, tek yanlı kokuşmuş kirli dikta bir siyaset, gelip ta kapılara kadar dayandı demektir..
Bu nasıl çok partili demokratik bir sistem ki? Envai tür vaadlerle oy toplayıp iktidar olup, parlamento da halka doğru ve dürüst hizmet edeceklerine dair yeminle söz vermediler mi..? Öyleyken, tek partili ilkel bir sistemde olduğu gibi, ülke yönetmeye kalkabiliyorlarsa..?
Ülke yi İşsizlik yoksulluk gibi sorunlarıyla bir kenara itip, Etraf komşu iç işlerine karışıp savaş kışkırtıcılığı yapacaksınız, öbür yandan Devletin Malı deniz deyip ihale ve rüşvette yarışacaksınız..
Hukuk darmadağın, ekonomi dibe basmaya başladı, iş çevreleri iflasa sürükleniyoruz diyorlar..
Görülen o ki, Anayasa, yasama, yürütme, yargı, halkı kandırmak için kağıt üstü varmış..
Anlaşılan o ki, başından beri bunların yerine, Din İman Ahret Cennet Cehennem, kader kısmet ve Allahın izniyle de deyip, oyları toplayıp tek başına iktidar olmak, hepsine değermiş..

Önümüze gelen bu tabloyu da gördükten sora, bu ülke insanlarının aklı başına gelir mi dersiniz dostlar..?

03.12.2013

Administrator    29 Kasım 2013 14:01
HAYVANLARIN SEVMEDİĞİ MEVSİM (KIŞ)

05.11. 2011 tarihinde çok mu çok vefalı bir kanatlı olan leyleklerle ilgili bir anımı bazı dost sitelerde paylaşmıştım..
Kısaca konu , köy evimin yanında elektrik direğinde elektriğe konan leyleği elektrik kapınca yüksek bir sesle parçalanıp yerlere cansız olarak düştüğü olayıydı..
Olayın hemen arkasından bir yarım saat kadar süre sora (Arapgir- Yazıhan- Fırat Baraj kıyılarında, Arguvan yöresinden onlarca leylek uçarak gelip o parçalanan leyleğin etrafında toplanır ve bir o kadar zaman sora da, uçup bulundukları yerlere yuvalarına dönerler..
Bunlar zaten Arap çölünden geldiklerinde de, hep birlikte Morhamam Petrolü yanında bir araziye konar, göçerken de aynı yerde buluşup toplu olarak çöle doğru tam tekmil uçup göçüp giderler..
Ve olayı şiirleştirerek yazıma şu başlığı koymuştum.. (Canlı İse Oda Bizdendir) demiş idim..
Yine 28. Kasım 2013 sabah saat 9.00 sularında, ( D.Tv nin sabah programında şapkasını önüne koyup müzik yaparak dilenen bir dilenciyi kenardan duyup koşarak gelip müziğine eşlik eden bir köpeği izledik& Ülke (URUGUAY)
Adamın şapkasını koyduğu yere arka ayakları üzerine oturup müziğe hav havlarıyla eşlik eden köpek eğer adam paylaştı ise, köpeğin adamın çaldığı aletten çıkan sese havlamalarla tempo tutturması, şapkayı kağıt bangnotlarla doldurdu desek yalan olmaz..
Dostlar eğer bir başka canlının insandan eksik yanı konuşamıyor dilsiz olmasıdır.. O nedenle küçümsenmemelidir diye düşünüyoruz..

Bilindiği gibi, kış mevsimleri soğuk kar kış altında geçtiği için, bilhassa da sahipsiz ortalara terk edilmiş kedi köpeklerin yiyecek sıkıntısı çektikleri herkesçe malumdur..
Öncelikle kurumlar, sivil toplum örgütleri ve tüm insanların bu konuda onların aç kalmamaları konusunda imkanların esirgenmemesi gereklidir diye düşünüyorum..

28.11.2013

Administrator    19 Kasım 2013 02:58
Ankara Arguvanlılar Kültür Ve Dayanışma Derneğinin Hazırlamış
Olduğu Sanat Önderlerinden Derviş Muhammedi Anma Akşamında
Buluştuk //

1755 Arguvan İsa Köy doğumlu arkasında öğüt edici yüzlerce eser bırakan Derviş MUHAMMED 16 Kasım 2013- akşamı Dikmen Hacı Bektaş Kültür Vakfında yoğun duyarlı bir kalabalık izleyici karşısında saygıyla sunulan anı övgüye değerdi..
258. yıl gibi bir aradan sonra da olsa, eserleri ile sanat dünyasının ölümsüz düşünürü Derviş MUHAMMED güzel bir ortamda saygıyla anıldı..
O nedenle; AAKDD Başkanı Sayın Asim AAYDOĞDU yönetici arkadaşları ve katkı sunan herkese,sanat dünyası adına teşekkür ediyorum..
Sayın Asim AYDOĞDU yedincisini hazırladığı bu güzel etkinliklerle edebiyat sanat insanlarını bu tip etkinliklerle anma ve tanıtmakla da, çok önemli bir hizmette bulunduğuna görerek tanık olduk.. Özellikle bu duyarlı çalışmalarından dolayı kendisine ve yol arkadaşlarına kolaylıklar diliyor, yolları açık ve aydınlık olsun ediyorum..

-Program :
- Konuşmacılar:

-Ali Rıza UĞURLU
-Süleyman KILIÇ
- Armağan Coşkun ELÇİ : Doç. Dr .Gazi Üniversitesi
- Sevinç Yücel : (Şiir) okudu
-Hakan Güler : (Şiir) okudu

- Sayın Gülhan BİRSÖZ hanımın sunduğu program, Sayın Sanatçı Erhan
YILMAZ ın sazı ve güzel yorumu ile okuduğu Derviş Muhammed deyişleri ve Arguvan
türküleriyle de güzel bir gece yaşandı, yaşatılmış oldu..

Saygılarımla..

Administrator    01 Kasım 2013 16:15
ŞERİATA ALTI BOŞ BİR ADIM DAHA //

31 / 10 / 2013 4. AKP li bayan vekilin türbanlı meclise girme olayı geçte olsa AKP ye önümüzdeki seçimlere bir malzeme olarak kazandırıldı ve tarihe de girecektir..
Adına ne derlerse desinler, anında kayıtlara geçen bu konu, günübirlik ilkel bir karar olarak, taraflı tarafsızlara konu olup, tartışması sürüp gidecektir elbette ki&
Ta altmışlı yıllardan alalım da, AKP ile bugüne gelinceye dek, sürüklenen bu politika anlaşıldı ve bu bir simgedir denip köşe bucak konuşuldu ve adına da özgürlük dendi..
GEZİ ve TAKSİM de özgürlük diyenlere ölüm fermanı uygulanmadı mı..? O acılar dinmedi ve dinmeyecektir de.. AKP nin simgesi olan hele de türban denilen sıkma baş TBMM de özgürlük adına olabildiğine de alkış topladı..
Bir de her konuşmacı dönüp türban a baş örtüsü diyebiliyor&
1960 - 70 li yıllara dek kadınlar Fes üstüne taç koyup, etrafına puşuyla sarar ve üzerine izar denen ince beyaz bir bezle kapatırlardı ve zaman ilerledikçe de, yavaş yavaş hanımlar başlarını yazma yada eşarp denen desenli bir örtüyle örtmeye başladılar, henüz yaşlı ve orta yaşlılarca bu gelenek devam da etmektedir.. Laf da yoktu, çünkü bunlar gerilerden sürüp gelen bir gelenekti, aşağı yukarı her kadında o geleneğe uymaya çalışırdı..
Peki türbanın bağlanışının onlara uyar bir tarafı var diyebilir miyiz? Türban bir simgedir..
Ancak  31 Ekim 2013 günü özgürlük adına gün boyu onunla BMM işkal edildi.. Hem de o biçim sarıp sarmalamaya, TÜRBAN yerine baş örtüsü dendi.. Nasıl denilebiliyorsa?
31/10 / 2013 TBMM de sorunlara boğulmuş bir ülkede, meclis gündemi işkal edilerek özgürlük adına türban serbestliği getiriliyor.. Ve bundan böyle de, elbette ki o karar her fırsatta meclis içinde ve dışarılarda da, her konuya girip al başına belayı konuşulup tartışılacaktır..
Öyleyken, bu konuya inanç adına özgürlük dense bile, özgürlükler yalınız AKP nin savundukları mı özgürlük oluyor..?
Alevilerin ve Kürtlerin baskı altında kavgalara kadar sürüklenen insani talepleri, neden o mecliste kabul bulmuyor ?
İstense de istenmese de, siyasete karıştırılıp atılan türban ve benzer adımlar, günü birlik gerisin geri siyasetin dışına itilecektir.. Dediğim asıl özgürlükler kazanılacak ve ülke içinde bulunduğu bu kirli siyasetten arınmış olarak gün ışığına çıkacaktır ve sözü edilen bu 75 milyon yurttaş kardeşçesine kucaklaşacaktır diyoruz..

Tabi ki, bu geldiğimiz uzay çağının gereğidir diye düşünüyoruz..

Saygılarımla...


308
Toplam kayıt bulunuyor
Design: Joomlamarket.de
© 2005 – 2020 www.alirizaugurlu.com