Anasayfa arrow Ziyaretçi Defteri

Ziyaretçi Defteri

Ziyaretçi Defterine Yaz


Administrator    30 Ekim 2013 15:51
CUMHURİYETİN 90. YILI MALATYA DADA COŞKUYLA KUTLANDI //

Soldayız diyen CHP TİP ve demokratik sivil kitle örgütlerinde katılımıyla 29 Ekim 2013 Cumhuriyetin 90. yılı Malatya dada coşkuyla kutlandı. Meydanı dolduran cumhuriyet yanlılarının Türkiyenin bir çok illerinde olduğu gibi, Mustafa Kemalin Askerleriyiz sıloganı Malatya dada konser boyu devam etti..
90 yıldır cumhuriyetle çok partili sisteme de geçip çoğulcu bir meclisle yönetilen Türkiye, dışa bağımlı bir politika ile bir milim dahi ileri çağdaşlığa doğru önünü açamadı..
Cumhuriyetin kuruluşu ve devrimleri çok çok önemli olmalı ki, Mustafa Kemalin Yurtta Sulh, Cihanda Sulh ile, bağımsızlık benim karekterimdirçıkışları devrimlere önü açık bir yönetim biçimi olarak cumhuriyeti o zor şartlarda kurup yozlaşmaya ve sömürüye kapıları kapamış olmalı.. 29 Ekim 2013 meydanlar gösterdi ki, bundan geri adım atılmasına kesin kes izin verilmeyecektir..

Zaten ,gün boyu, Tam bağımsız Türkiye diyen insanların içlerinden dışa vuran o sesler selamete yani özgürlüklere kavuşmanın tek yolu cumhuriyetin korunması ve daha daha da çağdaş devrimlerin onunla önünü açmak kararlığıydı &
Sanatçı Mustafa Örzaslanın halk türküleriyle Malatyalı Cumhuriyetlerin bayramına renk kattı ve yoğun katılımcı halk güzel bir ortamda vakit geçirerek Bayramlarını güle eğlene kutladı ve uğurlamış oldular..
Bir dahasın 2014 de 91. Cumhuriyetin beklenen günlerle kutlanması dileğimle nice bayramlara diyorum..

Administrator    18 Ekim 2013 19:57
İNSAN HAK VE HUKUKUNU TANIMAMAZLIK

İnsanların kendi bireyi olduğu devlet denen örgütün inanç ve ibadetlere yön verme ve de şekillendirme hakkı dinen ve hukuken de, var mıdır?
Kirli düzen Eperyalizm ve işbirlikçiler için kişiliksiz dönek ayak üstü insan görünümünde gezen birilerinin desteğiyle vardır ve şimdilik rahattır da..
O gibilerin kullanılması için de din ve ırk  malzeme olarak bir sessiz silah gibi kullanılmıştır ve kullanılmaktadır da..
İnanç ve ibadetlerin şekli - yeri - zamanı ve nede dili herhangi bir dinde önerilmiş midir? Yine kul ve Yaradan TANRI arasında elçi olan Peygamberler bile,  şekillenmeye, böbürlenmeye, sınıflandırmaya, ayırımcılık ve kayırımacılığa hep karşı çıkmamışlar mıydı? Ta ki Hz. Muhammedden sora, melun Muaviyenin dayatmalarına kadar..
Yaratılanı sev Yaratandan ötürü, der (Yunus Emre)
Din görevlileri hoca ve müftülerin vaaz ve öğütlerinde fakire yardım edin, sözleri duyulup ve dinlenmektedir .. Yani, yirmi birinci yüz yılda hep zekat ve sadakadan söz edebilmekteler..
Ancak bu şu demek olmuyor mu?,  kul kulun eline baksın, kulu kula muhtac etme düzeni devam etsin, anlamında alim ve aydınlarca yorumlanamaz mı?

Dedeler, Alevi yol ve süreğe bağlı peygamber adına yol gösterenler olarak kendilerini öne korlar ve öyle de bilinirler.. Bu zati muhteremler hiç bir zaman kirli çıkar politikalarına maşa olmamışlardır ve kullanılamazlar da, çünkü öğreti izin vermez.. Yoldan sapanlarda yine öğretiye gör yol düşkünü suçlu olarak bir kenar edilir, tövbe istifaya kadar bekletilirler..
Hadi be, getirin şu Cami ve Cem evlerini yan yana, tartışırlar mı birisi birini yok mu eder, olacağı da odur, amaç da odur elbette ki.. Bu uygunsuzluğa ve uyumsuzluğa kapı açan bir devlet politikası hele de bu çağda, düşünülebilir mi?
Bir ülkede, sistemi oturmuş çoğulcu bir parlamentoda inançları politikalarına malzeme ve inananları da, taban edip taraf tutan bir siyasi iktidarın demokrasi ve ilerlemeden ettiği sözler inandırıcı olabilir mi?
Madem öyle, o ülkede durmadan hep kavgalar kurulur, faşizm konuşulur ve durmadan da bu tip yanlışlar satır ve sayfalara kara kapkara konur tarih yazılır..

Hanı geçmişte siyasetçilerden S. Demirelin dediği gibi, dün dündür bu gün de bu gündür, deyip çevresiyle fırsatı yakalamışken köşe dönenler için değişmez tabi, arkalarından o kapkra kitaplar okunacakmış bir şeyler denecekmiş, önemli midir öyleleri için?

Aleviler ve Kürtler, sistemin insan hak ve hukukuyla özdeş için sistemle yıllardır kavgalıdırlar, çünkü sistem kirletilmiştir.. Bazılarının daha daha da palazlanması için, her gelen iktidar o kirliliği halı altına süpürürcesine dayatmalarla gizlemeye çalışmışlardır..
Elbette ki, bu hukuksuzluk giderilecektir.. Dedesi ekşi erik yemiş torunun dişleri kamaşmış..
İnsanlar bu Hak ve Hukuk  tanımazların kirletilmiş düzenine daha nice zaman dayanabilecekler deyip merak etmekteyiz..

Saygılarımla..

Administrator    07 Ekim 2013 18:34
CHP ARGUVAN BEL BAŞKAN ADAYINI BELİRLEDİ //

Önümüzde 2014 Mart ayı içinde yapılacak yerel belediye seçimlerinde başkan adaylığı için,
Arguvan İlçemizin CHP Bel. Başk. Adayı belirlenmiş oldu.. İlçemizin geri bırakılmışlığı nedeniyle, Altı değerli aday yoldaşımız bu hizmete amade olarak (6 Ekim 2013 Pazar Günü güler yüz ve samimi bir hava içerisinde, üyelerin tercihine katıldılar..
Sandıklar açılmadan önce, Aday adayları sonuçta, üyenin tercihi kim olursa olsun partimize sadık ve saygılı kalarak , Arguvan ve tüm ülke de çağdaş demokratlaşmanın yolunu açmak için, her yerde birer nefer olarak partimizin yanında olduk, olmaya da devam edeceğiz, gibi bu samimi açıklamalar 3 CHP Millet vekili, ilçe teşkilatı ve büyük bir izleyici dinleyici önünde yapıldıktan sonra,
Sandıklar açılarak toplanan CHP üye oyları Altı aday arasında ayrıldı okundu gösterilerek sayıldı ve açıklandı..

Sonuç, İstanbul Arguvanlılar Kültür Vakfı Başkanı Sayın; Mehmet KIZILTAŞ CHP Arguvan Bel. Başkan Adayı olarak belirlenmiş oldu..

Bu hizmet yarışmasına katılan 6 aday adayı yoldaşlara teşekkürlerimizi bir borç bilerek, Sayın
Mehmet KIZILTAŞ yoldaşa da, Arguvan Ve Köylerinde çözüm bekleyen sorunların çözümü için mücadele edeceğine inanarak, şimdiden teşekkür ediyor kolaylıklar diyoruz..
Önümüzdeki süreçte, Arguvan ve yöre halkına tam güvenimizle yoluna çıkacak engelleri de aşacağı inancımızla, başarılar diliyor yolu açık olsun diyoruz..

07.10.2013

Administrator    30 Eylül 2013 16:42
SAVAŞA HAYIR SESLER İNSANCA BİR HAYKIRIŞTIR

Sömürüden yana, insan hak ve hukukuna saygıyı, kusur ve kabahat sayanlar,son iki yıldır orta doğuda Arap Baharı deyip nice can ve mala kıyıp olmadık fırtınalar kopardılar..
O ortamda savaş çığırtkanlığı yapmayı üstlenen birileri,iki emperyalist süper gücün işe ara verme anlaşmaları sonunda, birileri ortalarda şiir okumaya türkü çığırmaya başladılar..
Bakın, okumaya demedim, o işi üstlenen birileri şiir okumak türkü söylemek şöyle dursun, onlar halkların asıl malı olan türkü ve şiir den de rahatsız ve ta başından karşıdırlar..
Öykünmek istediklerinde savaş çığırtkanlığı yaptıkları aynı ağızla türküyü de şiiri de muhalifleri olan halkları kandırmak için, çığırırlar..
Biraz geriye yakın tarihimize bakıldığında, 1990 nın başında, doğudan batıya kapıların açılıp duvarların da aşılmasıyla, bu tip oyunların oynanacağı tüm dünyaca anlaşılır olmalıydı..
Gelişmekte yani gerilerde tutulup bırakılmış ülkeler daha da gerilere itilerek sömürücü işbirlikçilerin ellerinde birer oyuncak edildiler..

Öyleyken, savaş çığırtkanlığı yapan ağızlar, halkların asıl dili olan Türkü ve şiirler i öykünerek okumaya ne yakışırlar ve nede laiktirler..

Türkülerimiz ve şiirlerimiz sanat ve edebiyatta çağı kovalayan ustaların dilinden dökülür ve de onlara özgüdür..
Pis düzenlerinde aç ve sefil bıraktıkları fakır fukaraların çocuklarını birilerinin daha da palazlanması pahasına ölüme gönderir ölenlere şehit yaralı ve sakat kalanlara gazi derler..
Altıda boş üstü de boş, o laflarla halklara teselli dağıtırlar..
(Savaşa hayır sesler insanca bir haykırıştır.) Artık duymalıdırlar, yok duymuyorlar ise, önce ön saflara kendi çocuklarını koyup savaştırmaları gerekir, çünkü kan katran her ne kazanacaklar ise, paylaşacak olanlarda yine kendi sınıflarından olan saftakilerdir..

Saygılarımla.

Administrator    19 Eylül 2013 02:12
FETTULAH HOCA İZZETTİN HOCA KUCAKLAÇMASI //

Ülkede huzur ve istikrar için çabaların sürdürüldüğü şu sırada bu zati muhteremler hak ve özgürlüklerden o kadar mı rahatsızlar ki Cami yanına aş evi yanına Cem Evi) planlarını halka dayatmaya kalkıştılar..?
12 Eylül 80 faşizmi akabinde İzzettin Hocanın TV kanallarında anlatımları ve CEM Vakfının yayına sunuluşuyla da bu iş birliği, anlaşılıyor olmalıydı..
S. DOĞANnın Alevileri Fettullah hocanın koltuğuna sıkıştırma çabaları akla gelen kaygıları alabildiğine beraberinde getirmiş oldu..
Eğer ülkede inançlara saygı ve özgürlük gündemde ise, inananlar kendi öğreti ve istekleriyle baş başa bırakılmalıdır.. İnananlar ibadetin yeri şekli ve zamanını öğretilerinde ne gördüler ise, onu yaşamak isterler ve en doğrusu da zaten odur..
Fettullah Hoca Ve İzzettin hocanın projeleri, zor ve bir dayatmadır ve boşu boşunadır da..
Şöyle ki, Alevilerin ve de Sünnilerin arasında sorun yaratma çabaları Hz. Muhammed in vefatıyla başlamış ve de devam etmektedir..
Anında makam ve menfaat için siyaset kirletilmiş ve toplu katliamlar başlamış, yakın tarihimiz K.Maraş, Sivas, Gazi, Malatya, Çorum hatta Gezi ve Taksim le de devam etmiştir..

-Bu böyle devam edebilecek midir? Hayır edemeyecektir..
Sünni yurttaşlar zaten inanç ve ibadetlerinde hür ve rahattırlar, buna kimselerin bir şeyler dediği de yok zaten.. Alevilerin ve diğer farklılıklar inanç ve ibadetleri için rahat bırakılmalılar ve de en doğal haklarıdır..
İşte biz onun adına Laiklik diyoruz.. AKP nin ayrımcı politik çabaları bu kardeşçe yaşam arzularının önünü kesmeye yetmedi..

-12 İmamlardan 6, İmam Caferi Sadık Hazretlerinin bir sözünden öğüt alınmasını dilerim..
Buyuruyorlar ki; ( İnananları inancından döndürmekten bir dağı alıp öbürünün üstüne koymak daha da kolay olur.. )
Yani bu güne kadar Aleviliği yok edilme çabaları bir sonuç vermedi.. Anlaşılacağı gibi.
siyasetçilerin akıllarını başlarına toplamalarında yarar var ve geç bile kalınmıştır..
Halklar için, doğru ve tek çıkar yol ise, özgürlük ve eşitliği ilke edinip kendi düzenlerini kurup insanca yaşamaya artık adım atmalıdırlar diyoruz..
-Sermaye adına sürdürülen sınıflı siyaset uzun bir süre denendi, Irkçılık dincilik ve işlerine nasıl ne geldiyse malzeme edip, savaşlarla insan kanı akıtarak hasılı kelam her yöntem kullanıldı..

Fettulah ve İzzetin hocaya gelince, çabaları boştur boşunadır diyorum.. Ortalığı karıştırmakla bir yerlere varılmaz, iyisi ki tarih de ki kara sayfalar arasına girmektense, herkes kendine düşenle meşgul olursa daha da iyi olur diye düşünüyorum..

Saygılarımla..


308
Toplam kayıt bulunuyor
Design: Joomlamarket.de
© 2005 – 2020 www.alirizaugurlu.com