Anasayfa arrow Ziyaretçi Defteri

Ziyaretçi Defteri

Ziyaretçi Defterine Yaz


Ali Rıza UĞURLU    12 Eylül 2013 14:27
alirizaugurlu@hotmail-de
MUVİYE NİN ASIL MUVİYELİİĞİ //

Hz. Muhammedin Muaviyeyi Şama sürgün ettiğinde kendisini Şam da vali yapan üçüncü halife Osamanı bir yakınına ve Hz. Ali yi de Milcen oğluna öldürttükten sora, tam anlamıyla bir müslüman olup olmadığını hayatına yazdırmıştı..

Dahası ; Hz. Ali nin hayatına son verdikten sora, İmam hasanla yaptığı anlaşma da, kendisinin ölümü ile hilafet Hz. İmam Hasana geçecekti, Hz. İmam Hasanı karısı Esmaya Mervan aracılığıyla zehirlettikten sora tüm kalleş düzenbazlıklarıyla ölmeden hilafeti de zalim lanetlik, Oğlu Yezite devretmiştir..

Böylece, Muhammed ve soyuna düşmanlığını ve Muaviyeliğini tam anlamıyla cümle cihana tanıtmıştı..

Amaç: Hz. Muhammed in torunları ve ehlibeytini tümden yok edip Emevi Devletinin kendi soyu ile devamını sağlamaktı ve Abbasilere kadar da Muaviyelik ve Yezitlik Hz. Muhammed ve soyuna düşmanlığı kan ve kinle devam etmesini kurmuş ve kurumlaştırmıştır..

Muaviye, Hz. Muhammet le yıllarca düşmanca savaşan Ebu Süfyanın oğludur..
Muaviye, Uhut savaşında Hz. Muhammed in arkadan kalleşçe şehit edilen amcası Hz. Hamzanın ciğerlerini yiyan Hindenin de oğludur..

Muaviye, Hz. Muhammed in nazlı torunu Hz. Hüseyinin Küffe yolunda 0n Bin kişilik bir orduyla önünü kesip, susuz Kerbela çölüne haps eden ve 72 kişilik ailesi ve yakınlarını acımasızca katleden, ölmeden de onu yerine halife bıraktığı lanetlik Yezit in de babasıdır..

Bir ömür boyu, Hz: Muhammet ve soyuna düşmanlığı ile bilinen ve tanınan Muaviye taraftarlarının eskiden olduğu gibi bu gün de Suriye de emperyalizmin Obama sı ve yandaşları ile iş başındalar..

Hicretin 60, yılı Recep ayının 15 de ölen o Muaviye denen zalim lanetliğin, açık künyesi işte bu&
Ben Hz. Muhammed e ümmetim diyenlerden, bu zalim Hz. Muhammet ve soyuna düşman kişi Muaviye ve oğlu Yeziti bilmeyen ve tanımayanlar tarafından bilinip tanınması esastır doğrudur diye düşünüp yazmayı da uygun gördüm dostlar..

Saygılarımla..

Administrator    07 Eylül 2013 15:50
AKP VE CHP ARGUVAN DA HANGİ YÜZLE //

AKP iktidarının ötekileştirdiği Arguvan yıllardır tüm umutlarını CHP ye bağlamıştı.. Öyleyken bir kültür kenti olan Arguvanın kültür evi yoktur&
2003 temmuzundan başlayarak arka arkaya on sefer gerçekleştirilen Türkü Festivalleri ile bir kültür kenti olduğunu kanıtlamış ARGUVAN çırılçıplak ortada &
S. Deniz Baykal Genel Başkanken uğradığı festivalde Arguvana laik bir kültür merkezini bir yıl sora bitmiş haliyle görüp açılışını kendi ellerimle yapacağım.. Sayın Baykal bu sözü coşku dolu görkemli bir festival konuşmasında vermişlerdi.. Sorası, Arguvana ve festivallere gelen her parti önde gelenlerine bu verilen söz olduğu gibi aktarılmıştır..
Sayın KILIÇDAROĞLU Genel Başkan olduktan sora geldiği festivalde o yer kendisine gösterildi ve kendisinden önceki Bakş. S. Deniz Baykalın partisi adına verdiği o sözleri hatırlatılmış olmalı&
Yıllardır boş ot ve dikenlerle kaplı o yer Arguvana laik bir kültür evi olmayı, nerde o sözler deyip sabırla halen beklemektedir..
Türkiye siyasetinde bu tip sözler seçim dönemlerindi verilirdi, Ancak o söz CHP adına bir Arguvan Türkü Festivalinde görkemli bir topluluk önünde verilmişti&
CHP G. Başkanlarının Arguvana verdiği o söz, Arguvan halkını tümden inandırmıştı ve dört gözle de beklediler&
Neden ve niçin en güvendikleri bir siyasi parti olan CHP bu sözünün arkasında olmadı, halen de merak edilmektedir..?

AKP iktidarına gelince Arguvan ı bir üvey evlat olarak ötekileştirdiklerini iyiden iyiye kendileri de biliyor olmalılar.
Örneğin Çalışmaları sürdürülen Yoncalı Barajı, AKP iktidar olduğunda ödenek donduruldu iş frenlendi ve son iki yıldır bu sene yoncalı barajının ihalesini yapacağız sözleriyle işi seçim arefesine getirip dayattılar..
İlçeyi dalından kolundan budarcasına Yargıyı ve As. Şubesini aldıkları gibi, TTK da pılını pırtısını alıp kaçınca içi boş ve harabeye dönüştürülmüş Arguvan tek başına o güzel ünü ve adıyla kaldı..
Oynak ortadan parçalanan yolundan o tarafa korkarak gidip gelinmektedir, o yolun ikiye ayrılan ara kumla kapatılıp başa gelecekler hiç de düşünülmeden geçişe müsaade edilmekte..

Önümüzde seçimler var, arka arkaya yapılacak üç seçim hazırlıklarının yapıldığı şu günlerde, yörede daha çok oy bekleyen her iki parti de sık sık ortalarda görünmeye başladılar, Ancak, hangi yüzle?

Güzel Arguvan kültür kentimizi bugünkü haline dönüştürüp terk edenlerden oy isteyeceklere denilecek tek söz işte bu olmalı, hangi yüzle.?

Saygılarımla..

Administrator    07 Ağustos 2013 22:19
Malatya Kültür Sanat Derneği yönetim kurulu üyemiz Ali Rıza Uğurlu, bu yıl gerçekleşen Hacı Bektaş-ı Veli anma etkinlikleri kapsamında yapılan şiir yarışmasına Çağdaş Baba rumuzu ile katılarak 2. ci olmuştur. Ödülünü almak üzere 15 Ağustos 2013 tarihinde açılışa davet edilmiştir.

Ali Rıza Uğurlu, aslen Arguvan ilçesi İsa Köyü nüfusuna kayıtlı olup, araştırmacı yazar ve ozan kişiliği ile kültürümüze hizmet vermektedir. Zalimlere, zorbalara ve haksızlık eden düzene karşı çıkmasıyla bilinen Uğurlu, yöremiz kültürüne de vermiş olduğu katkı ile tanınmaktadır.




Kendisini kısaca tanıtmak istiyorum.

Ali Rıza Uğurlu 05.03.1937 tarihinde Malatya İlinin Arapkir ilçesinde doğdu. Asıl yerleşim yeri Arguvan İlçesinin İsa Köyüdür. Ali Rıza UĞURLU, İsaköyündeki Beyler Kabilesinde Uğurlu Oğulları lakabı ile anılan aileye mensuptur.
Her konuda dolu olan şairin şiir ve yazılarının bir kısmı çeşitli gazete, dergi ve internet sitelerinde yayımlanmaktadır.
Malatya Kültür Sanat Derneğinin çıkarmış olduğu MAKSAD adlı dergisinde sürekli şiir ve yazıları da yayınlanmaktadır. Kendisi bu derneğin kurucuları arasında olup, iki dönem Denetleme Kurulu Başkanlığı yapmış ve halen üyeliği de devam etmektedir. Ayrıca ustaca saz çalan Ali Rıza UĞURLU, seslendirdiği türküleri ile de defalarca yerel televizyonlarda programlara katılmıştır. Onu şairliğe iten, yaşadığı hayat mücadelesi, memleket özlemi ve kendisindeki ince ruh halidir. Haksızlık ve yanlışlıkları görmezlikten gelemez ve şiirleri ile üstüne gider.

Şairimizin bugüne kadar yayınlanmış eserleri,

1996 yılında Böyle Bir Dünya Kurasım Gelir  adlı şiir kitabı,
1997 yılında Almancı Yabancılar adlı kitabı,
1998 yılında Abdal Ölmem adlı şiir kitabı,
2003 yılında Mışlar Mazide Kaldı adlı şiir kitabı,
2003 yılında Uzakta Çalan Davulun Sesi adlı kitabı,
2005 yılında Dünden Bugüne Oğuzların Uzantısı Arguvanın İsa Köyü adlı araştırma kitabıdır.
2007 yılında El Aranıyor adlı şiir kitabı yayınlandı.

Ali Rıza Uğurlunun yedi kitabı yayınlanmış olup, çalışmalarına halen devam etmektedir.

Yıllardır şiir çalışmalarına devam eden şairimiz benzeri yarışmalarda aldığı ödüllere ek olarak, Hacı Bektaş-ı Veli anma etkinlikleri kapsamında yapılan şiir yarışmasında 2.ci olmuştur. Komisyonunun yapmış olduğu değerlendirme neticesinde, dereceye giren yüzlerce şiir arasından 2.ci olan şiirini sizlerle paylaşmak istiyorum.




İLİM İLMİ, İLİM KENDİN BİLMEKTİR

Ta Ademden beri, İnsana özgü
İlim ilmi, ilim kendin bilmektir
Bir marifet ehli, olayım dersen
İlim ilmi, ilim kendin bilmektir

Bilge kişilerle, biz ilmi seçtik
Zoru tepeleyip, tıpta geliştik
Mikrobu zehiri, dize getirdik
İlim ilmi, ilim kendin bilmektir

Hünkarın öğüdü, işin özüdür
İlimsiz bir kişi, körün körüdür
Görmez bakar ise, o özürlüdür
İlim ilmi, ilim kendin bilmektir

İlimden yürüdük, Evreni sezdik
Uzaydan aşağı, sesler indirdik
Ay dede der idik, üstünde gezdik
İlim ilmi, ilim kendin bilmektir

İnsan kendin bilsin, onda akıl var
Kadında erkek de, aynı anahtar
İnsan doğduğunda, ilimle doğar
İlim ilmi, ilim kendin bilmektir

İlimsiz bu alem, bilinemezdi
Feza her şeyiyle, sezilemezdi
Uçup inip Ay da, gezilemezdi
İlim ilmi, ilim kendin bilmektir

İlimden gitmeyen, menzil alamaz
İlimden gidenin, yolu uzamaz
Bilge bir kişinin, önü daralmaz
İlim ilmi, ilim kendin bilmektir

Aşılması zordu, dağla güreştik
Kırdık kayaları, tüneller deştik
Gemiler yürüttük, deryalar geçtik
İlim ilmi, ilim kendin bilmektir

İnsan da ki o güç, ilahi kuvvet
Yeter ki can ilme, eylesin niyet
İlmi olmayanda, olmaz marifet
İlim ilmi, ilim kendin bilmektir

O ilkel günlerden, bilgi çağına
Köprü kurdu insan, su akarına
Hurafe sökmedi, aklın zannına
İlim ilmi, ilim kendin bilmektir

Ali Rızam, Hünkar ilmiyle pirdi
İlimsiz bir yoldan, gitmeyin derdi
Önce vasıl olan, er kendisiydi
İlim ilmi, ilim kendin bilmektir

ARUZ: Çağdaş Baba

Saygılarımla&

Ali İhsan Öztürk
Malatya Kültür Sanat Derneği Eski Bşk.
05.08.2013

Administrator    15 Temmuz 2013 14:48
İLKEL BİR SİSTEME DÖNÜŞ ÇİRKİNLEŞMEKDİR //

Demokratik insancıl bir düzene geçmek için, 90 yıl Cumhuriyetle yönetilen bir ülkede, anti demokrat kurumlaşmalarla, çağdan kopmanın tam anlamı günümüzün insanını kavgaya buyur etmek demektir..

Belli bir kesimi inandırarak kandırıp arkasına takıp amaçladığı hedefe doğru koşuşturan birileri kavganın en belalısına da hazırlıklıdır demek..
Bunun en inandırıcı yalansız yanı 2013 ün tam da ortalarında Gezi Ve Taksimde devlet güçlerine verilen talimatlarla, özgürlük diyen insanlara çektirilenlerdir.. Faşizan ölçüsüz uygulamalar o kavgayı akla getirmez mi dersiniz.?
Tüm dünya da özgürlük isteyen halkına, hukuksuz emirlerle acımasızca eziyet ancak faşist sistemlerde görülebilmiştir..O nedenle tüm dünyada yalnızlığa itilen Türkiyedaha ne kadar inadında hırçınlaşıp anti demokratik tutumunu sürdürebilecekse.. Ülke aydın ve demokratları bunun merakı ile yatıp kalkıyorlar olmalı..
Dini ve ırkı siyasete alet etmekle Bilim ve teknikte ilerlemiş tarihte bir ülke düşünülebilir mi?,
Musolin ve Hitlerfaşizmiyle milyonlarca cana kıyıldıktan sora, azda olsa, demokratik sisteme sermaye sahipleri bile boyun eğmek zorunda kalmışlardır ..

- Din siyasete malzeme edilemez.. Şu anda kutsal Ay denilen oruç ayında, insanlar iftar yemeğine çağrıldığında görünen o acı manzara insan onuruna nasıl yakıştırılır, anlamakta zorlanıyoruz ve aklı selim din bilginleri bu konu ile ilgili neler düşünmekteler o da ayrı bir merak konusudur..

- Özgürlük diyenlerden canına kıyılanlardan birisi Ali İsmail KORKMAZIN zalimane öldürülme olayını eski bakanlardan başbakan yardımcısı Hüseyin Çelik şöyle anlatıyor.. S.Korkmaz beyin amaliyatı geçirmiş, Kan cıvıtıcı kullanırmış, kalp kapakları değişmiş vesaire. Elini vicdanının üstüne koymadan Korkmaz canımızın ölüm nedenlerini bunlarla sıraladıktan sora, savcıların gerekli araştırma ve incelmeleri yapmakta olduklarını söylüyor..
- Otelci de oteline zarar gelmesin diye kamarasını karartmış..
Basın mensuplarından tek birisi bile demedi ki  Kamaralar karartılınca mı yada kamara aktif olunca mı caydırıcı olunur, bu soruyu tek bir kişi dahi soramadı?

Sözün özü:
Çağımızda İktidarlar usulsüzlük, yolsuzluk ve hukuksuzluk gibi ayıplarına gölge olmak için her türlü zora başvurarak direniyor ise, o ülke insanlarının ellerini çenelerine götürüp oturarak düşünmeleri gerekecektir.. Çünkü; ilkel bir sisteme dönüş çirkinleşmektir&

Kavgasız, Savaşsız ve de sömürüsüz bir yaşam istiyor isek, ilkellikten kaçınıp insancıl bir dünya düzeni diyerek hemen ayağa kalkmak gerekiyor. 21.YY çağdaş dünyasında karşı tavır zorunludur diyoruz.

Saygılarımla..

Administrator    06 Temmuz 2013 15:49
ÖNÜ DE SONU DA TEMİZ BİR DÜNYA //

Bir avuç utanmak bilmez emperyalizme omuz dayamışların keyfine kurulup korunan bir sistemde huzur aramak, yaşamı emeğine dayalı herkes için her türlü eza ve cefayı göze almak oluyor&
Biz bizi bildik bileli huzur diyen yoldaşların başlarına taş koymadı yağdırdılar.. Kahrolsun sermayenin düzeni ve ona yalakalık edenleri kuru lafla kınayıp seyretmek yerine yüce değer olan emeğin kaynağı insanlara artık yetti be demek düşmektedir..
Asıl kavganın kaynağı olan sömürü sistemine  dur orada demenin zamanı geldi, hatta geç bile kalınmıştır.. Fakirliği üreten ve yaratan böylesi bir düzeni yasaklayıp maziye gömmek insanı bir iştir, diye düşünülmelidir dostlar..
İnsancıl bir düzen için huzur ve barış gibi sözcükler lafta bırakıldığında, zamana kıyılmış olunur canlar..
Bundan böyle meydanların demokratik insancıl haklı taleplere açık ve dolu olacağına kimselerin, hatta sistemcilerin bile şüphesi olmamalıdır.. Çünkü,Gezi Ve Taksim eylemleriyle tüm Dünya insanlarına uyanın çanları artık çaldı bile..
Çünkü Türkiye dahil, bir çok ülkede her türlü belaya karşı göğüs geren yiğitlerin sokağa dökülmelerinin asıl nedeni, sınıflı emeğin sömürüldüğü bir dünyanın kurulup zalimce, inadına kollanılır ve korunur olmasıdır..
İnsani talepler karşısında öldürülen ve coplananları keyifle seyreden insanlıktan yoksun düzenciler düzenlerinde kavgaların asıl nedeni kendilerinin olduğunu bildiğimizin bilindiğini umarız..
Kavgadaki dövdürtüp öldürtüp kör ettirdikleri canlarımıza utanmadan o onların kaderleri de diyebilmekteler&
Görevlendirilen kollukçuların hizmetteki bizce kusurları emri vaki pis düzenin dayatılan zalimane kurallarıdır diye düşünüyoruz..
1950 lerden günümüze, yaşadığımız ve yakın tarihimizde de anlamış olduğumuz sistemde biri birine kör düğüm olmuş, dünyaca para babalarının meclislerinde iktidar ve muhaliflerini al birini sala salla vur ötekine&
Ben öylesi bir düzen derim ki, bağımlılığı sömürüyü men edilmiş,erkeği dişisi, şuralı buralı, şu dilden öteki dinden, doğulu batılı demeden, herkese olduğu gibi yaşama hakkı tanınsın, yani, önü de temiz sonu da temiz, değiştirilmesine de imkan tanınmayan bir dünya düzeni olsun&

Onlar sistemlerinin devamı için, ellerinden gelen her ne kadar zalimane imkan ve güç var ise çıkarları açısından kullanıyorlar, yaptıkları yasalar ve koydukları yasaklarla bırakılır ise, çalışacaklardır da..
Öyleyken; Brezilya, Mısır, Türkiye de Taksim Ve Gezi parkı eylemlerinde olduğu gibi, tüm dünya ülkelerinde başlatılan halk hareketleri işte o emek sömürüp hak yiyenlerin uykularını kaçırmış olmalı&
Mısır da Darbe oldu; Darbeler nasıl bir hukuksuzluk ise, darbelere fırsat ve zemin oluşturan icraatçılarda bir o kadar suçlu ve o suça ortaktırlar&
Bu yazıyı yazmaya başladığımda 2. Temmuz 2013 Salı sabahı idi. Gönlüm madımak önünde güzel insanlarımızla katilleri lanetlerken, bende makinemin karşısında bu satırları sıralamaya çalışmaktaydım.. Şehitlerimiz kalbimizdeler, unutmayacağız unutturmayacağız&

Sözün özü ; Huzura yasak koyan zalime de düzenine de omuz omuza el ele, dik durup kenetlenip, Önü de Temiz Sonu da temiz insancıl bir dünya düzeni için diyoruz, dostlar..

Saygılarımla.


308
Toplam kayıt bulunuyor
Design: Joomlamarket.de
© 2005 – 2020 www.alirizaugurlu.com