Anasayfa arrow Ziyaretçi Defteri

Ziyaretçi Defteri

Ziyaretçi Defterine Yaz


Administrator    22 Mart 2013 02:24
BARIŞ EKMEK SU HAVA KADAR GEREKSİNMELİDİR //

Evvela : 19 Mart 2013 Salı, sabah saat 9 sularında TV kanallarını gezip dolaşırken TV FLAŞ da bir haber okudum.. Binlerce insanın işkenceden geçirildiği, canına kıyılıp yok edildiği, 12 Eylül 1980 darbecilerince insanlık suçu işlendiği Diyarbakır Ceza Evidenen bu yer kapatılıyor dendi..
Bu haber dağıtıldığında kulaklardan inen o ses bir anda binlerce yüreği sızlatarak titreten bir haberdi &
12 Eylül 80 faşist darbe dönemini yaşayan her insan o ceza evinde olup bitenleri iyiden iyi hatırlıyor olmalılar&
Dönemin faşist darbeci failleri K. Evren ve yandaşları gibi, dönemin sorgulanması gereken sorumluları sorgulamakta zorlanan savcılar, Ergenekoncu deyip tutuklanan onlarca general, aydın, politikacı, gazeteci hakkında 2 Bin kusur sayfalık iddianame ile ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istediler..
1980 de faşist cuntanın bir sağdan bir soldan deyip onlarca insanı ipe çektiklerinde olayı destekleyenlerin çokları bu gün devletin önemli yerlerinde görev başında değiller midir..? Hani kime ne soruldu? Onlar ülkeyi kana beleyen katillerdi, Ergenekon cu deyip ağırlaştırılmış müebbet hapis istenenler, bu cezayı hak edecek kadar ne yapmışlar..? Arada ki Fark bu.. Ya Yargı.?
Hanı, Adaletin kestiği parmak acımaz derler ya.. Eğer hukuk adil ellerde değilse, kesilen yer acır kardeşim ve akan kanlar da tarihin sayfalarında kara bir leke olarak ilelebet kalacaktır elbette ki&
Nasıl bir adalet ki, elleri kan kokan 80 darbecilerinin parmakları bile incitilemezken, bir çok hukukçunun da anlam veremediği Ergenekoncu deyip tutuklananlar için öylesi bir iddianame &
Ergenekoncu denilen yurttaşlar hakkında elde olan tutanaklarla hazırlanan iddianame ile dünya hukuk sisteminin neresindeyiz?
Şimdiyse, cuntayla günümüze dek devam eden iktidarların günah kokuttuğu bu yer Diyarbakır Ceza Evinin kapatıldığı yer, Sivas Madımak ta olduğu gibi, kebap kokutan bir et lokantasına izin verilir mi dersiniz..? Madımak ta 37 canımızı yakanların davası zaman aşımına deyip kapatıldığında, ülkemiz için hayırlı uğurlu olsun denmişti ya &
Soruyoruz, çünkü hukuku insancıl işletilmeyen, insan canı incitmeye alışılagelen Türkiye de yok yok demezler mi dersiniz..? Hani nerde onca aydınlarımızı katleden eli kanlı katiller?, onlar korunurken Suriye Devlet Başkanı Sayın Esadd için, o ülkeyi %15 lik bir alevi mi yönetsin, deyip terörle iş birliğine soyunanları da tarih saklamayacak mı dersiniz?
Mustafa KEMALİN yurt da sulh cihanda sulh diye seslendiği günün ülke yöneticileri... Onun bunun iç işleri senin neyine diyenleri de kamu oyu önünde kınar oldular..
Bildik bileli, Türkiye de dahil, dünya Hukukuna göre; adaleti dağıtmak yerine mahkum edildiği bir dünya da nelere tanık olmadı ki bu insanlar..?

Öbür taraftan; 30 yıldır kardeşin kardeşi katlettiği ülkede bir barış sürecinden bahsedilmekte..
Barış ı her insancıl düşünen ve çağdaş, demokratik, Laik , halkların kardeşliğini bir hukuk sistemi içinde güvencede görmek ve hayatın paylaşıldığı günlere seslenip haykıranların cezalandırıldığı inkar edilebilir mi.. ?
Şimdiyse ; Kürt dost ve yoldaşlarımız için nasıl bir barış düşünüldüğü konusunda kimselerin şu ana kadar bir şeyler deme şansı da yoktu.. Bu gün, 21 Mart 2013 (Diyarbakır Nevruz Kutlamalarında (Abdullah Öcalanın mektubu okundu. (Silahlı direniş sürecinden demokratik siyaset sürecine kapıları aralıyoruz& Sevindirici oldu, sevindik doğrusu.. Bu Tamam da:
Milliyetçi, ırkçı ve tüm ayırımcı anlayış ve dayatmayı ayaklar altına aldığını söyleyen S. Başbakan, dini cemaatlerin işkalında olan ülkesinde, faşizm kadar tehlike arz eden, kökten dincilikten tek kelime söz etti diyebilecek birileri var mıdır? Toplu ve renkli yaşamda, tüm şartlı yapılanmalara karşı önlemlerle barış var olur ve devamı da güvencede olmalıdır diye düşünmekteyiz..
Şimdiyse Kürt kardeşlerimizle yapılacak barış için Aponun Nevruz açıklamaları dışında, hükümet tarafından henüz inandırıcı bir açıklama yok.. Özlemimiz kavga yerine ülkede halkların kardeşliği öne alınmalıdır.. Onu da en kısa sürede bekleyip görmek isteyen milyonların olduğu da biliniyor olmalı diye düşünüyoruz..

Saygılarımla..

Administrator    17 Mart 2013 14:49
SULTAN NEVRUZ VE RENKLERİ //

Nevruz kelime anlamıyla Yeni Gün demektir. Kelime dil açısından İran kökenlidir ve uygulama açısından ise, yeryüzünün bilinen en eski törelerinden biridir. Bu yüzden hemen her ilksel kültürde günümüzde de özel gün olarak uygulaması mevcuttur&

Dünyanın dört bir yanındaki halklara göre,

-Dünyanın yaratıldığı gün
-Adem Peygamberin (İlk insanın yaratıldığı gün)
-Nuh Peygamberin yere ayak bastığı gün
-Musa Peygamberin Kızıl denizi geçtiği gün
-Yusuf peygamberin kuyudan çıkarıldığı gün
-Kimi topluluklar ise gece ile gündüzün bir olduğu bu günü bir bahar müjdecisi sayarlar.

Dünyadaki çeşitli Türk topluluklarında, Newroz,

Noruz Navruz Çağan Mart Dokuzu Sultan Nevruz
 Mart Bozumu diye anılır.
İlk çağlardan günümüze gelen Nevruz
Azerbaycan, İran, Kazakistan, Afganistan gibi ülkelerde resmi tatil ilan edilen bir ulusal bayram olarak kutlanır&

Kürtlerin, Farsların, Türkmenlerin Özbekler ve daha pek çok halkın kültüründe de yer etmektedir.
İlkbaharın başlangıcı sayılan ve eski dönemlerden bu yana tüm halklar için ayrı bir yeri olan21 Martın anlam ve önemi?
Kürt halkı, Demirci Kawa öncülüğünde kendilerine zulüm eden Kral Dehayı devirdikleri günü anar ve zafer günü olarak kutlarlar&
Aleviler :
Haz. Alinin doğduğu - Haz. Fatime ile evlendiği- Haz,Peygamber tarafından Haz, Alinin KADRİ HUN da halife tayin edildiği gün olarak kutlar ve bayram ederler&
Nevruz, günümüzdeki anlamları bir yana, köken olarak bir yeni yıl bayramıdır..
Belli bir bölgedeki halkların kökleri çok eski kültürlere kadar dayanan yeni yılın başlangıcı ve baharı karşılama bayramı olarak kutlanır&
Kaynağı orta doğu halkları, ama bununla da sınırlı değil.
Nevruzu tanıyan uygulayan kültürlerinde yer veren, halkların coğrafyaya bakınca Balkanlardan Orta Asya ya kadar orta doğu halkları başta olmak üzere geniş bir alana yayılmış olduğu görülür&

Günümüzde 21. Mart tarihinin, bir çok eski takvim geleneğinde ilkbahar, yani gece ile gündüzün eşit olduğu, güneşin koç burcuna girişiyle yeni yılın başlangıcı olarak görülür&

Nevruz´un ritüellerle olan ilişkilerinden biri Yeni yıl, yılın başlangıcı, Diğeri ise, Bahar ve bereket olarak iki önemli kavramı çağrıştırır&
İnsan oğlu, bu kavramlara insana zamana ve Evrene ilişkin bilinmeyenleri inanca ve kutsala dayalı açıklamalarla bilirler&

Verimlilik, daha çok yaz kış, yeni yıl eski yıl, bolluk kıtlık gibi zamanlarda ve geçişlerde gerçekleşmesi giderek takvimin evrimi içinde de bir anlam kazanmasına neden olmuştur.

İlk baharla simgelenen bu ana etkenin dışında Nevruz u Alevi Ve Bektaşilerce önemli kılan başka etkenlerde vardır. Örneğin :
Haz. Alinin doğum günü, eski Martın dokuzu olarak kabul edilir. Bu tarih bugün kullandığımız takvim ile 21. Marta denk gelmektedir. Bazı yerlerde bu günün kutlanışında aldığı özel isim Sultan Nevruz kutlamasıdır& Örneğin; İzmir Bornova da çoğunluk Tahtacı Türkmenlerinden oluşan bazı köyler yaylaya çıkarlar, halk arasında Mart dokuzundan sonra dağlar mihman alır, deyişi yaygındır&
Kutlamalar bu tip uygulamaları Kırklarelinden başlayıp doğu Anadolu köylerine dek ülkemizin pek çok yöresinde yaygın olarak görmek mümkündür...

SULTAN NEVRUZ

Bahar gelir gün ısınır
Geldiğinde sultan nevruz
Destur alır yer uyanır
Geldiğinde sultan Nevruz

Yer yüzünün hareketi
Alır gelir bereketi
Toprak sunar her nimeti
Geldiğinde sultan Nevruz

Yeni gündür asıl adı
Tabiatın gelir tadı
Çekilir kışın inadı
Geldiğinde Sultan Nevruz

Toprak coşar canı gelir
Ağaç açar dal yeşerir
Dallar döner meyve verir
Geldiğinde Sultan Nevruz

Balkanlardan Ortaysa ya
Sürüler çıkar yaylaya
Çift çubuk dalar tarlaya
Geldiğinde Sultan Nevruz

Kırda açar nergiz sümbül
Çiğdem çalık lale al gül
Gül´e gelir öter bülbül
Geldiğinde Sultan Nevruz

Kimi ateş yakar atlar
Zalime isyanı aklar
Bayram eder coşar halklar
Geldiğinde Sultan nevruz

Bulut gelir rahmet saçar
Seller akar çaylar coşar
Ağrı sızı kalmaz çıkar
Geldiğinde Sultan Nevruz

Kimi bilmez kimi bilir
Ta Ademden beri gelir
Gece gündüz dengin bulur
Geldiğinde Sultan Nevruz

Merdan Ali doğdu dendi
Cem tutuldu lokma yendi
Bacı kardeş semah döndü
Geldiğinde Sultan Nevruz

Ali Rızam bahar deriz
Rahatlarız seviniriz
Seneden bolluk bekleriz
Geldiğinde Sultan Nevruz

Tüm dünya halklarının huzur ve selamet günlerine vesile olması dileğimle, Nevruz Bayramını Sevgi Saygı ve Muhabbetlerimle, gününüz şen ve huzur içinde geçsin diyor, yürekten kutluyorum...

Hazırlayan : (Ali Rıza UĞURLU)

Administrator    12 Mart 2013 02:52
ARGUVAN BİTİRİLMEK Mİ İSTENİYOR?

Dünyada belki de örneği var mı bilmem.. Son bir yılı aşkın bir sürede 46 köy ve merkez ilçe halkının gereksinimleri olan devlet le bağ aşağı yukarı, koparılmak üzere&

Öncelikle:
- Askerlik Şubesi
- Adliye
- Ve Telekom da bu haksız siyasi uygulamaları takiben çekip gitti..
Bir Arguvan insanı olarak severek sahiplendiğimiz kendi devletimizin bu yöreyi ötekileştirerek yalnızlığa itme olayı doğrusu ağırımıza gidiyor&
Kala kala bir Kaymakamlık, o da ne zaman bir gece ansızın gidecek ..? Merak içindeyiz doğrusu&

Belki de nüfus müdürlüğü kalacak, çünkü doğan bebeler kayıt edilecek zamanı geldiğinde de askere yollanacaklar elbette ki&

Adliyenin götürülmesinde gerekçe dava az, şikayette yokmuş diyecek kadar azmış Arguvanda ...
O zaman pek yakında trafik işlemlerini Hekimhana alındığı gibi, emniyet de götürülür, onların da pek iş düşmüyor denirse, her Çarşamba bir küçük sokakta park edenleri uyarıp arabalarınızı buradan çekin diyorlar, başka da Sayın Amirimiz Doğan Çelik Beye sormak lazım..
Doğrudur, Arguvan insanı asil ve usludur, Devlete hiçbir konuda sorun olmadıkları gibi ne vergi ve ne de askere gitmede sorun yaratmamışlardır, hatta kaçmış bir Arguvan genci duyulup işitilmemiştir&

2000 li yılların başında bir belgesel yapmak için Kızık Köyüne kadar gitmiştik..
Vali Vekilliği yapmış emekli şu anda hayatta yoklar, merhum Ayhan Bey, M. Ali CENGİZ UFUK TV de program yapmaktalar, kamaracı arkadaşla bunları aldım kendi arabama, zamanın kaymakamı Sayın Özkan DEMİR ve Belediye Başkanı Sayın M. FİDAN ı da ziyaretten sora Kızık köyüne kadar çıktık.. Muhtar sanırım değişmedi hatırlarlar, sağ olsunlar iyi de ağırlandık..

- Sayın Muhtara ilk soru şu olmuştu: Birinci Dünya savaşına bu köyden de gidenler olmuş mu?
- Cevap ; yaşlılarımızdan da öğrendiğimize göre yetişkin olarak eli silah tutan herkesi alıp götürmüşler.
- Peki, hiç kaçan olmuş mu? Hayır kaçma değil savaştan sora geriye bir tek kişinin dahi dönmediğini anlatırlardı..
Soruyu soran kamaraya konuşan programcı Sayın M. Ali Cengiz hoca, hayattalar...

Nedir iktidarın 1954 den beri İlçe olan tüm kurum ve kuruluşlarıyla donatılan saygınlığı ve devlete sorun olmaktan hep uzak Arguvan ve 46 köy insanlarını sıkıştırılmasında ki amaç?, darda kalındığında ve gerektiğinde baş vuracakları bu kurumları bir yıl içinde alıp tüyleri yolunmuş bir kaz gibi yolup çırılçıplak bir Arguvan bırakmaları..?

Bu haksızlık değil midir, soruyoruz sayın sorumlulara..?

11.03.2013

Administrator    09 Mart 2013 16:24
ULUDERE KATLİAMI UZAYDAN MI YAPILMIŞTI?

Ulu Dere katliamı araştırma raporuna göre oralarda hiç de bir şeyler olmamış ve  34 insanımız ne öldürülmüş ve nede anlaşılan öyle bir olay yaşanmamış gibi &
Dünyanın gözü önünde yaşanan öylesi bir katliamın nedeni araştırma raporuna göre bulunamamış işte..
Sıra halinde hayvanlarıyla birbirini takip eden insanların terörist olamayacağı her yetkili ağızdan da söylenmişti ve söylenmeye de devam edildiği halde, öldürülen insanların yakınlarına devlet yetkililerince ödenen tazminat da bunun açık bir kanıtı diye düşünülemez mi..? Peki, o para ödemelerinin nedeni ne olabilirdi ki&?
-Araştırma raporunda, öldürme nedeni bilinemedi denmekte&

İyi de; 1978 de Sincan da tankların darbe amaçlı yürüdüğü yıllar sora yapılan yorumlarla yakalanan içeri atılırken, ULUDERE katliamı daha net ve kolay olarak aydınlatılabilirdi diye düşünüyor insanlar&

Ancak, çok görmemek lazım, çünkü her konuda çoktan beri, biz dünya devletleri arasında güçlü bir devletiz derler ya, günümüze dek, onlarca aydın katillerinin arkasına düşmek yerine katileremeçhul deyip işi kolay kılmış olmadılar mı?, yada onlar bir oy posenti olarak düşünüldü diyenler de var&

Sivas Madımak davalarına murulu zaman deyip katillere de iyi bir nefes aldırtan ve milletimize hayırlı olsun diyebilen, bir başbakanın komuta ettiği bir ülke Türkiye, mi denip geçilecek artık..?

Yani; bu ülkenin Hanefi Türk islam ülkesi olarak, meclis gücü il oluşturulan kurumlar ile birlikte işkal edildiği gerçeği gözlerden ırak edilmemesi gerekir diye düşünmekteyiz&

Nasıl olur da hayvanlarıyla yolda giden bir grup insana uçaklardan üzerlerine ateş edilerek 34 canın kıyılma konusuna bu emri kim verdi sorusu yanıt bulamayacak&?

Hukuku ayaklar altında çiğnenen bir ülke kuzu kuzu izleniyor ise, varılacak yer işte bugünkü gelinen yer olur&

Ben ülkemin bugünkü bu konumuna baktığımda:

- Çok önemli bir yiğit Dünya kaybından söz etmeden de geçmek istemiyorum.. Venezuela Devlet başkanı (Hugo CHAVEZ i) 58 gibi bir genç yaşta kaybedildi& Yerine, Venezuela halkı Amerikan emperyalist bir sömürü ülkesinin izniyle değil, CHAVEZ in yerini dolduracak bir otobüs şoförünü elleriyle alıp yerine koydu&
Biz aydın demokratız diyenler hep yediğimiz tekmeler sonunda sancısıyla yuvarlanıp dururuz&
Örneğin:
- 8 Mart Dünya Emekçi Kadın şehitlerimizi CHP ve bir çok demokrat örgütlerin de katıldığı Malatya Bel. Kültür Salonunda daha yoğun bir kadın katılımıyla 129 kadın canlarımızı canlı canlı yakıldığı anma toplantısında halaylar çekerek, bürokratlarımızı da salonu çınlatan alkışlarla andık..

Saygılarımla...

Administrator    01 Mart 2013 19:40
BiLSAM ARGUVANDAYDI /

27.02. 2013 günü Arguvan Kaymakamlığı ve BİLSAM araştırma merkezi görevlileri ile düzenlenen Arguvan çalıştayı yapıldı &
Toplantıya Arguvan Merkezden çok sayıda memur, bazı köy muhtarları, yerli esnaftan ve bazı dernek başkanları, yazarlar, Kaymakam Sayın Zafer OKTAY Beyin de hazır bulunduğu toplantı Arguvan lise toplantı salonunda saat 13.oo de gerçekleşti..

Kaymakam Sayın Zafer OKTAY Beyin selamlama konuşmasının arkasından kısa adı BİLSEM olan, (Bilgi Yolu Kültür ve Sosyal Araştırmalar Merkezi) den gelen Prof: S. İbrahim GEZER HOCA, kısaca Bilsem i tanıttıktan sora programına başlıyor..
Malatyanın bazı ilçelerinde bu çalıştaylarla bilgilendikleri gibi (Arguvan ı geçmişten günümüze her yanıyla bu gün burada tanımaya çalışacağız) dedi ve sorulu cevaplı ve bazen de yazılı bilgilerle saat 13.oo de başlattığı programını Saat 15.oo de bitirebildi..
Aslında denildiği gibi amaç Arguvanı coğrafi yapısından alalım da, Tarihi, Sosyal, Ekonomik, Kültürel yaşamdan eğitim e kadar, geçmişten günümüze, her konu sorulu cevaplı konuşuldu ve not da aldılar&
Bence önemi, yöredeki ortaya konan en çok da sıkıntılı yanlar, Arguvan lı olmayan özellikle de ilçeden katılan memurlar tarafından da her yanıyla iyiden iyiye tanıtılmış oldu..
Anlatılanlardan alınan notlar değerlendirilip katılımcılara birer nüsha halinde de gönderilecek dendi..
Peki toplantı yarar getirebilir mi? Soru güzel şöyle diyelim, insanların bir araya gelip sorunlar üzerinde yoğunlaşması zaten demokrasinin de bir gereğidir.. Sıkıntı ve sorunların tespiti bir sosyal kurumla konuşulup rapor ediliyor ise, en azından önemlidir diye düşünüyorum&
Getirileri olacak mıdır?, onu da bekleyeceğiz.. Ya da adına bir buluşup dertleşme sohbeti oldu der geçeriz&
Ancak: içinde yaşadığımız ülke yada bölge üzerine buluşmanın gündemi sorunların yukarda da dediğim gibi tespiti ise, o konuda da iyi oldu, güzel oldu sıkıntılarımızı nede olsa tanıyıp tartışabildik, çözüm ne olabilir diye, akla takılanlar olabilir diye düşünüyorum..
Öyleyken, gelip bizlerle bilgi alış verişinde bulunan tartışıp tespit çalışması yapan değerli hoca İlçe dışından gelen, sosyal araştırmalar yapan bir kurum sorumlusu idi..
Getirileri olacak mı bekleyip görelim diye de düşünebiliriz.. Çünkü, sorunlar biz Arguvanlı olan katılımcılar için pek de yabancı sorunlar değillerdi.. O sorunların çözümü için de, baş vuracak asıl adres Arguvan ı yakından tanıyabilen AKP iktidarı olacaktır&
Örneğin: AKP iktidarı ile yoncalı Baraj inşaatının 12 yıldır dondurulması olayı ortada&

Genel başlıklar halinde üzerinde durulan konulardan öncelikli olanlar:
- Tarımda sulama ve kooperatifleşme
- Köylerde alt yapı ve üst ilkel yapılardan planlı bir yerleşime geçme&
- Buğday, Arpa, hayvancılık, arıcılık, kavun, bulgur gibi yerli mahsul ve ürünlerin verimliliğinin artırılması için destek ve değerlendirilmesi..
- Hastane ve atölyeler
- Türkü kenti olan Arguvan da sanat ve sanat adamlarının isimleriyle birlikte eserlerini kayda alınıp telif haklarının korunması
Bir çok konuda olduğu gibi, Arguvanın bir kültür kenti olduğu ve türküleriyle, Dünya da bir ilki ile, türkü festivallerinin 10, gerçekleştirilmesi ile ülke kültürüne apayrı bir katkı sunduğu konusunu da bir fikir birliği ile sunduk..
Daha başka orada konuşulanlardan akla gelmeyen dört saatlik sohbet sırasında yazılı ve sözlü bilgilendirme sohbetinin konuşulduğu çalıştay, Sayın Kaymakamımızın kapanış konuşmasıyla BİLSEM Araştırma örgütünün toplantısı kapatılmış oldu&
Asıl toplantının beni en çok da sevindirici yanı, Sayın Kaymakamımızın toplantıyı bizzat yerinde izleyip ve sonuç konuşmasında değerlendirmesi oldu..

01.03.2013 .


308
Toplam kayıt bulunuyor
Design: Joomlamarket.de
© 2005 – 2020 www.alirizaugurlu.com