Anasayfa arrow Ziyaretçi Defteri

Ziyaretçi Defteri

Ziyaretçi Defterine Yaz


Administrator    26 Ocak 2016 18:40
YENİ ANAYASA GÜNDEM DE//

4- siyasi partiyi temsilen yeni bir anayasa için görevlendirilen vekiller çalışmalara başlamak için kolları sıvamış olsa gerek.. Acaba; TBMM de gurubu bulunan partilerin çağa ve çağdaşlığa yakışır, önü geleceğe açık bir anayasa hazırlayıp meclise sunabilecekleri kamuoyunun merakında.. Öyle ya; çünkü, bugünkü ülkenin yüz yüze ağırlıklı olduğu sorunların bile çözümü için, parlamentoda görüş ayrılıklarının giderildiğine tanık olunamadı&.
Mevcut AKP iktidarının 13 yıllık çalışma icraatlarından tüm muhalefet ve kamu oyunun belli bir kısmı süresiz şikayetçi olmuşlardır..
Hep de hukuksuzluktan şikayet edilmiştir.. Anayasal kurumlarda, (Yasama Yürütme ve yargının tarafsızlığı konusunda yapılanlar parlamentoda sıralamaya gerek yok devamlı tartışılmıştır ve tartışılmaktadır da.,.
AKP lilerin yeni anayasaya dayatacakları konu daha başında belli ki (başkanlık olacaktır..
Esas mesele hukuku çağdaş işleyen sistem mi, yada başkanlık mıdır..?
Başkanlık yada yarı başkanlık la yönetilen ülkelerde ve normal seçimle oluşan demokratik çoğulcu sistemlerde de, hukukun yani yasama yürütme yargı bağımsızlığı esastır, başkan da buna gözlemci olarak koltuğunda olur..
2, bir husus , solda çağdaş düşünen partilerin 12. Eylül faşist dikta anayasadan kurtulma çabaları ortadayken, AKP nin Başkanlık deyip dayatmasından,  kamu oyu bir şeyler çıkarıyor olmalı diye düşünüyoruz..
Biz kamu oyu olarak yeni bir anayasa deyince düşündüklerimiz.?
Yeni bir ANAYASA derken, çağdaş aydın uzman kişiler eliyle, bir daha değişim akla gelmeyecek yapıda, yüz yıllar ileriye açık, Sınıfsız, İnsan ve tüm canlıyı ve doğayı koruma ve yaşatmayı esas alan bir ana yasa diyoruz..

26.01.2016

Administrator    17 Ocak 2016 17:53
ABDAL MUSA SULTAN HAZRETLERİ VE LOKMASI//

Anadolu nun ulu ve ünlü erenlerinden ve ermişlerinden olan Abdal Musa Sultan Hazretleri aynı zamanda ünlü bir ozan ve düşünür olduğu bilinmektedir..
Aslen Horasan lı Azerbaycan ın Hoy kasabasına gelmiş ve bir süre orada yaşamış olduğundan Hoylu olarak tanınmıştır.. Hacı .Bektaş Velinin amcası Haydar Atanın oğlu Hasan Gazinin oğlu olarak bilinmektedir&
Kaygusuz Abdal Menkıbesine göre Köse Musa adıyla da anılır. Abdal Musa Sultan Horasan erenlerinden ve Hz. Peygamber soyundan birisi olarak Anadoluya geldiği bilinir. 14.yy da yaşadığı ve Osmanlıların Bursa yı fethi yıllarında Orhan Beyin askerleriyle savaşlara katıldığı ve büyük yararlıklar sağladığı bazı kaynaklarda görülmektedir..
Abdal Musa Sultanı Hacı Bektaş Velinin önde gelen halifelerindendi denmekte.. Payesi sultanlık mertebesi Abdallık. Pir evindeki hizmet postu ise, ayakçı postudur.. Bu post Bektaşi tarikatındaki on iki postan on birincisi olup diğer adı Abdal Musa Sultan postudur..
Bazı kaynaklarda da Hacı Bektaş Velinin vefatından sonra posta oturan ilk postu nişan olarak okunmaktadır..
Elmalı Tekke köyündeki dergahı ilk Bektaşilerin dört büyük asitanesi Bektaşiyen dan biridir..
Ancak Anadolu nun inanç coğrafyasında seçkin bir yeri etkin gücü olan Abdal Musa Sultan adına daha bir çok yerde makam ve mezarlar yapılmıştır..
Bir çok yazar ve araştırmacı Abdal Musa Sultanı konu alan araştırmalar yapmışlardır.. Bazılarına göre, Abdal Musa Sultan Bursa fethine katıldıktan sonra Manisa, Aydın ve Denizli yöresinde bulunmuş, daha sonra da Türkmen ve Yörüklerin yoğun bulunduğu Elmalı da tekkesini kurmuş.. Ayrıca Denizli de yatan büyük yatağan Babadan esinlendiğini de belirtmişlerdir..
Abdal Musa Sultan Elmalı yöresinde kurduğu tekkesinde sayısız kişiler irşad etmiş yetiştirmiş ve bunlar arasında büyük ozanlar da yetişmiştir.. Bunların en üstünü de Alevi Bektaşi edebiyatın abidelerinden sayılan Kaygusuz Abdaldır..
Onunla ilgili olarak Abdal Musa Sultan velayetnamesinde konu edilen söylenceler şöyledir..
Alaiye beyinin oğlu Gaybi, Abdal Musa Sultana derviş olup Kaygusuz adını alınca babası oğlunu kurtarmak ister. Tekke Beyinin yardımını talep eder. Tekke Beyi de Kılağılı İsa adlı pehlivan yiğidini Abdal Musa nin tekkesine yollar, İsa dergaha varır ve kapıya gelince . Çağırın bana Abdal Musayı diye gürler, ancak atı ürker ve İsa yı sırtından atar sürükleyerek parçalar.. Tekke beyi bu olaya çok sinirlenir ve ordusuyla harekete geçer.. Abdal Musa Sultanı yakmak için öbek öbek otlar yığılır, Ateşler tutuşturulur.. Abdal Musa Sultanı da üç yüz atlı mürüdi ile semah ederek yola koyulur.. Bu öyle bir geliş ki onlarla birlikte dağlar, ağaçlar, kayalar da beraber yürür.. Dervişler gülbenk ler çeker girer. Ateş onları yakmaz onlar ateşi söndürürler.. Bu manzarayı gören Kaygusuz un babası duruma hayranlıkla bakar, Abdal Musanın ellerini öper ve geriye döner..
Kaygusuz bu dergahta kırk yıl hizmet eder..
Abdal Musa Sultanın kerametleri, kendi adı verilen Velayetname de de anlatılır.. Abdal Musa Sultan Velayetnamesi günümüz Türkçesi ile Ali Adil Atalay tarafından beşinci kez olarak yayınlanmıştır
Kerametlerinden bir de şöyle: Abdal Musa Sultam, bir pamuk içine kor halinde bir ateş parçasını Geyikli Baba ya gönderir. Geyikli Baba da ona bir bakraç geyik sütü gönderir..
Mücuzeler dışında Şair, düşünür, Horasan Abdal Musa Sultanın keramet ve erdemleri yedi yüz yıldan bu yana dillerde söylenmektedir..
Antalya Elmalı ilçesine bağlı Tekke Köyünde ki tekkesi 14, yy. da Selçuklu Mimarisi örneğinde yapılmıştır..
Tekke hakkında en önemli bilgiyi 17, yy. da burayı ziyaret eden ünlü gezgin Evliya Çelebi Seyahatnamesinde vermiştir..
Bilgilere göre Tekkenin Kubbesindeki altın alem beş saatlik yerden görülüyormuş.. Abdal Musa Sandukası ucunda seyid olduğunu gösteren yeşil imamesi durur.. Tekkenin etrafında bağ ve bahçeleri uzanır.. Misafir haneler, kiler, mutfak meydanlar gibi bir çok ek binalar varmış, mutfakta kırk derviş hizmet eder, meydanın dışında ayrıca büyük bir misafir hane bulunur ki üst konak altı ise iki yüz at alacak kadar büyük bir ahırdır.. Misafir hiç eksik olmaz..

Tekke yapıldığı günden beri mutfağında hiç ateş sönmemiştir.. Tekkenin çok zengin vakıflarından söz edilir, on binden fazla koyunu, bin camızı, binlerce devesi ve yedi değirmeni, daha bir çok varlığı ile üç yüz elli yıl önceki Abdal Musa Sultan Tekkesinin çok büyük zenginliklere sahip bir kurum olduğunu belirtir Evliya Çelebi..
Yeni Çeri Ocağının kaldırılmasından sonra dağıtılan tekkeler arasında Abdal Musa Sultan Tekkesi de nasibini alır.. 1829 da hükümetçe gönderilen memurlar tarafından dergahta mevcut eşyalar ve binlerce canlı hayvan satılıp defteri İstanbul a gönderilir..
Bu hal tekkelerin 1925 de kapanmasına kadar yaşanmıştır.. Değişik dönemlerde onarım gören tekke zaman içinde yıkılmış, günümüzde ise sadece Abdal Musa Sultan tekkesi kalmış ve tekke her yılın Haziran ortalarında ziyaret edilmektedir.. Dergahın kuruluşundan günümüze lokmaların pişirilip misafir ve fakirlerle paylaşma geleneği sürdürülmektedir..

Türbede Abdal Musa Annesi, Babası, kız kardeşi ile Kaygusuz Abdalın kabirleri bulunmaktadır..

Derleme. Yazar Şair, Ali Rıza UĞURLU..

Administrator    14 Ocak 2016 13:23
12.SALI 2016 NIN ACI HABERİ

12.01.2016 sabahı yine acı ve üzücü bir katliam haberiyle güne başlamıştık. İstanbul Sultan Ahmet de Suriye den geldiği söylenen canlı bomba olarak dolaşan cani (11. insanın canına kıydı ve 15 kadarının da yaralanması Ülke ve Dünyaya kara bir haber olarak dağıldı..
Bu cani örgütün Işid olduğu da söylenmekte.. Işid denen bu terör belası ülkeyi artık korkulu bir yaşam alanına çevirdi demektir..
10. Kasım Ankara katliamından sora S. Başbakan bunların isimleri elimizde ancak, eyleme geçilmedikçe bir şey yapamıyoruz demişlerdi. Bu düşünceden çıkarılacak sonuç Sultanahmet olayı denebilir mi..? Her neyse, demek istiyoruz ki, ismen listesi elde olan rüyalara bile korku olan bu Işid belasından, ülke bir an önce kurtulmalıdır diye düşünüyoruz..
Ayrıca o talihsiz hayatını kaybeden canlara rahmet diliyor ve yaralılara acil şifalar diliyorum..

Saygılarımla..

Administrator    19 Aralık 2015 04:06
K: MARAŞ KATLİAMININ 37, CI YILI //

Tarihin Faşist örgütlenme yılı olan 1978 K. Maraş katillerine, henüz ettiklerinin tam olarak hesabı sorulamamıştır.. Hiçbir canlıya reva görülemeyen katliam o günün Alevi canlara uygulandı, faillerinden isim değiştirterek TBMM ne vekil olarak alıp besledikleri de oldu..
Öyleyken, Osmanlı da olduğu gibi Cumhuriyet döneminde de, değişmeyen o faşist hak ve hukuksuzluğa sırtı dönük sistemciler, sistemin piç kara katırından bir türlü indirilemedi..
Emevi ler, Abbasi ler, Selçuklu lar, Osmanlı la rda da, olduğu gibi  Dersim, Elbistan, K. Maraş, Gazi, Çorum da, Malatya, Sivas, Gezi okul ve sokaklarda, çağdaş aydın Alevi katledildi..
Ne ayıp ki, bu ara dönemin M C. ler de söz sahibi olan,  Silo Demirel ve ortaklarından bazılarına, rahmet bazılarını da, sistemlerinin kuralı gereği uzun ömür gibi dualarla mükafatlandırıldılar&
Bildik bileli, İktidar olan her siyasi parti,  devamına omuz verdikleri  faşist sistemlerin de Alevi ve devrimci katlettirdiler ve muhalefette kalıp iktidar olmak isteyenler, 25. Milyon alevi oylarına sadece Alevi ci gözüyle göründüler..
2014 yılına kadar ve o yılın sonunda yayınladığım K. Maraş katliamının 36 yılı ile ilgili yazıma ek olarak Diyarbakır, Suruç, Ankara katliamları ve doğuda ki darmadağın insanlık dışı duruma vurdum duymazlık siyaseti ile, sorumlular sorumsuzca koltuk koruma çabasındalar..
Tüm bunlara rağmen, İnsancıl bir düzen için, onlara karşı seslerini barış deyip yükselten güzel canlarımız, haykırmakta haklısınız ve kazanan da mutlak ve muhakkak sonunda siz olacaksınız,..
O zaman üstü kapatılmak istenen, suç unsurlu her dava açılacak ve suçlular da sizlere hesap vermek durumuna kesinlikle düşeceklerdir...

19.12.2015

Administrator    17 Aralık 2015 13:48
TARIM DA KOOPERETİFLEŞMEK VE ÖNEMİ

Birkaç defa önemine inandığım, kaleme alıp İNT aracılığıyla paylaşıp ve sık sık da, bazı sohbetlerde dile getirdiğim konuyu bir daha paylaşmak istedim&
KONU : İlçemiz ARGUVAN ve köy mahallelerinde, (tarımda
Kooperatifleşmek..)
Yöremizde kuru tarımla uğraşmanın fazla yararları görülmediği gibi, 1960 lar dan günümüze dek büyük çapta göçlerle yörenin boşaltıldığı gerçeği biliniyor olsa gerek.. N mi yapmalı?
Öncelikli olarak, konunun uzman kişiler tarafından hazırlanacak bir yönetmelikle, kurulacak kooperatife arazilerin işletilmesi devri yapılarak, süregelen ilkel tek (arpa) ekip yağmur beklemenin yerine ,daha rahat ve bol kazançlı yolları denenebilir..
-Örneğin, yöreye uygun aklıma gelenlerden (Besicilik Arıcılık vs)
-Dahası, elde edilecek ürünlerin kooperatif eliyle pazarlamada aracı tefeci yerine malın asıl değerine toplu Pazar aranacağı kanısı da akla yakın..
Ayrıca, arazide değişik ürünler elde etmede de, bilimsel teknik çalışmalar yapmak kooperatiflerin öncelikli olarak asıl görevleri olsa gerek..
Önerim ; Yörenin geleceği açısından, bu kısa açıklamaya çalıştığım ve düşünülmesi gereken konu, yörenin her kamu sorumlusu tarafından da, değerlendirilmesi ve çiftçilerle paylaşıp tartışılması ile yararlı bir sonuca varılacağına inanıyorum..

Saygılarımla..


308
Toplam kayıt bulunuyor
Design: Joomlamarket.de
© 2005 – 2020 www.alirizaugurlu.com