Anasayfa arrow Ziyaretçi Defteri

Ziyaretçi Defteri

Ziyaretçi Defterine Yaz


Administrator    12 Ağustos 2012 14:32
CHP MALATYA MİLLET VEKİLİ SAYIN AĞBABA
ARGUVAN KÖYLERİNDE//

9 AĞUSTOS 2012 sabahı saat 6-30 sularında köy ihtiyar heyetinden ( Bektaş AVŞAROĞLU) mikrofondan köy halkına sesleniyor. (saat 10-30 da Sayın AĞBABA köy kültür evinde bir toplantı yapacaktır, tüm köylülerimizin katılmalarını bekliyoruz..)
Bir gün önce de Arguvanda Bozan Köyü Muhtarı S.Muharrem ÖZTÜRK den de duymuştum S. Veli AĞBABA nın Arguvanda daha fazla köy ziyaretleri olacak demişti..

-Peki neydi bu ziyaretlerde amaç?

Millet vekilleri seçilir yani seçildikten sora, bir daha ki seçimlere kadar da seçmenden gizlenir denmekte. Genelde de köylüler haklı olarak devamlı bu tip şikayetlerde bulunurlar..
Yukarda da bahsettiğim gibi Sayın AĞBABA Arguvanın İsaköyüe de uğradı. Ben de katıldım toplantısına ve konuşmalarını dikkatlice de dinledim, söz alıp son kurultaylarında ilk 10 a seçilmesiyle ilgili değerlendirmelerimi de yapıp kutladım da kendisini..
Ben de o köylüyüm, genelde yazın sıcak aylarda çok zaman orada olurum&

S. AĞBABA iktidarı yanlışlarında yakalayıp en çok da Kürecik Füze kalkanı konusunda maskelerini düşürdük deyip yaptıklarından bazılarını anlattı..
Doğrudur, çalışmaları yakından olmasa da izlemeye çalışanlardan birisi olduğumu diyebilirim..
Köyde ve yörede hayatı iki konuda sıkıntıları kendilerine övgüler arasında anlattım, (Köyün ve yörenin su sıkıntısı ve yolumuzu görerek de geldiniz dedim..
Orada hazır 50 kadar yurttaşa en çok kendi çalışmalarına yer verdiği bir de gazete dağıttırdı..
Gazete de Başlık (( Hedef; halkın iktidarını kurmak Bu kabullenemeyeceğimiz bir hedef kesinlikle olamaz, hele de iktidar tarafından ötekileştirilmiş bir Arguvan ve yöre köy halkları tarafından..

Ancak; O yöre halkı Sayın AĞBABA nın Meclis içi ve meclis dışında da çalışmalarını kanımca iyi biliyorlar olmalı.. Sorunları üst üste yığılmış bu yöre köylerinde parti çalışmalarından söz ederken yöre sıkıntılarına tek kelime bile bir şeyler demeden, kalkıp gitmesi de o 50 kadar insanı üzmüş olmalı..
Arguvan ötekileştirilerek tüm devlet olanaklarından mahrum bırakılıp çölleştirilmesi, Adliyesinden de koparılıp içinin boşaltılması gibi sıkıntılar o insanlarla gelmişken paylaşılmalıydı diye düşünüyoruz..

Bir siyasi parti adına seçmene giden vekillerin Partisi tarafından hazırlanmış bir de programı olmalıydı ve önlerine koydukları o programda hedeflerinin iktidar olduğu inandırıcı bir üslupla anlatılmalıydı diye düşünüyoruz..
Sayın vekil, ana muhalefet bir partinin asıl hedefi iktidar olmaktır, mevcut iktidarın yapamadıklarını yapacağız sözü ile halkın karşısına çıkmakla iktidara uzanan o yolun daha da kısalacağı düşünülmelidir..

O nedenle; güçlü görsel ve yazılı basın aracılığıyla kimlerin ne yaptığı az da olsa belli bir kesim tarafından takip edilebiliyor...
Asıl yapılması gerekenler tekrar ediyorum Muhalefet görevinde olan bir siyasi partinin asıl hedefi programlı olarak hele de şu ülke koşullarındaiktidara yürümek olmalıdır.

Saygılarımla.

Administrator    02 Ağustos 2012 01:04
HOŞ GÖRÜŞSÜZ DEMOKRATLARIN DEMOKRASİSİ //

Olur mu dersiniz? Demokrasi halkların kendi kendini yönetme biçimi denmemiş miydi?
Hoş görüsüz sistemin adını koymaya kalksak ( Monarşi ya da faşizm denmez mi..?
Demokrasiyi anlayan ve çağdaş düşünebilen herkes adamın başına taş yağdırır alim Allah..
-Gazeteci bildiğini gördüğünü ve yazılması gerekenleri yazmasın.
- Düşünen aydınlar her konuda halka sunmak istediklerini çağdaşça yazıp huzur ve istikrardan söz etmesinler.
-Sivil toplum örgütleri emeğin karşılığı deyip grev vs deyip meydanlara çıkmasın.
-Öğrenciler pankart falan açacak olursa vay hallerine.
-İşsizler, asgari ücretle çalışanlar, emekliler, esnaf ve köylüler, emeğimizin karşılığı demeden şükredip otursun, oturdukları yerde..
-Alevilik, Kürtlük, Arapmış Abaza, Lazlar falan filan yok, burada tümden Türk ve İslamda sünni müslüman olanların borusu öter.
Ben ne demişsem odur, lafım üstüne laf da istemem, çünkü beni halk seçti ve seçimle de geldim o kadar..
Sakın beni kimse eleştirmeye falan da kalkmasın diyorum..
Kurallara sıkı sıkıya bağlı dindar yetiştireceğiz. Dünya işleri gel git bir sınav işidir, biz dini bütünler öldüğünde kesin yerimiz de cennettir. O nedenle imam hatipleri çoğaltıp dindarlarımızı daha da dindarlaştırmak olmalıdır işimiz..
Evet insan dün fakir olabilir, tabanı delik ayakkabılarla okula gidip gelmiş de olabilir, amma Allah yürü kulum demişse adam da koşar, tam gaz ailecek milyarderlerin içinde bulabilir kendisini..
Allah yürü kulum demese nasıl bu ülkede birileri tek söz sahibi olup dediklerini dinletip ve zengin olabilir ki?
Ha, mecliste sözden çıkmayan yolsuzlar mı var, geçin onları, herkes en az üç çocuk yapmaya baksın..
İktidarı eleştirenlerde var öylemi?, yahu kimden yana bunlar? Demokratik seçimle
% 50, seçmen oyuyla iktidar olan Apak AKP dir, el alem varsın desin, seçim sistemi falan, fasa fisodur bunlar hep. Geçin geçin bunları artık, seçimle geldik kardeşim biz..

Beşar Esat seçmenin oyuyla gelmedi, hem de o alevidir, 15 % bir taraftarıyla koltuğu bırakmak istemiyorsa bizler bakıp duracak değiliz ya, o zaman daha kimleri mutlu ve memnun etmiş olmayız ki..

Bir de hoşgörü diyorlar, o de ne?, neyi hoş görecekmişiz ki? İsmet İnönünün savaşta askeri camilerde barındırdığını mı? Olamaz öyle şey, asker vatan ve milleti için savaşır ve öldürülürse de şehit olur cennete gider. Camiler ölüm tehlikesi için barınaklar olarak kullanılsın diye mi yapıldı? Orası Allahın evidir, bir tek namaz kılıp dua etmek içindir anlaşıldı mı?
Hadi şimdi buyurun, el alemin uzayda dolaştığı şu günlerde bu tip düşünen siyasetçileri dönen dünyanın her hangi bir köşesinde hangi sistemin ortasına sıkıştıracaksanız hadi hemen şimdi sıkıştırın, işte hoşgörüsüz allı damgalı tam da günün insanlarına yakışır dört dörtlük bir demokrasi ve 50% seçmenin oyuyla iş başındakiler..
İşte hoş görüsüz ve ona tahammülsüz seçimle söz sahibi edilen siyasiler, ülkedeki renkliliği laik hukuk sistemini, yani insan haklarını kabullenip içine sindiremiyorsa sistemin adına Hoş görüsüz Demokrasi oluyorsa, yada yakışanı gelin hep birlikte diyelim..
( Malatya Sürgü de oruç tutmayan yurttaşın orayı terk etmesi istenmiş. Bu tip bir olay karşısında ancak AKP ile çoğalmışlardan Mervan ruhlu hoşgörüsüz bir anlayışla başkan seçilmiş birisi olacak ki, birlikte yan yana yaşayan bu vatan evlatlarının arasına bu tip nifakla sokulmuş ve Sürgüden sürülmesi gereken de böyleleri olması gerekir diye düşünüyoruz..

Bu memleket işte onlarla gurur duyuyormuş, başka da büyük yokmuş. Hay maşallah kırk bin kere de hoşgörüsüz demokrat maşallahçılara maşallah..

1.08.2012

Administrator    18 Temmuz 2012 03:02
10. ULUSLAR ARASI ARGUVAN TÜRKÜ FESTİVALİ BÜYÜK BİR İLGİ VE
GÜZELLİKLER SONUCU UĞURLANDI//

Güzel bir İstanbul çıkarmasından sora 14-15 Temmuz festivalimizin arkada bıraktığı unutulmaz güzel anılar sonu yolların açık olsun deyip uğurladık..
O nedenle Belediye Vakıf ve köy dernek yöneticilerini özveri ve emeklerinden dolayı en içten duygularla kutluyoruz.
Ayrıca, festivali yıldan yıla katılımlarıyla renklendiren yöre halkımıza, Arguvan dostlarına, panelistler ve programda sahne alan sanatçılara müteşekkiriz..

Öyleyken Festivalden bir hafta önce Malatya AVM yöneticileri tarafından hiç de demokratik olmayan bir dayatmadan söz etmeden de geçmek istemiyorum..
Şöyle ki; festivalin tanıtma İzni alınan Malatya AVM de Arguvan Adliyesini Geri İstiyor, Adalet İçin bir yazının her açıdan bu kadar haklı bir talebi kaldırın denmesi neye yorumlanabilir ki, ben şahsen anlamakta zorlanmıştım.
Bu yazı sakıncalıdır deyip başkanlar ve katılımcılar karşısına beklenmeyen böylesi bir dayatmayla çıkılması ve basın ve görsel TV ekiplerinin kapı önünde önlerinin kesilip içeri bırakılmaması ayrıca herkesi şaşırtmıştı.
Bir hukuk devletinde hak aramanın en güvenilir yeri yargı olduğunu her yurttaş gibi o dayatmayı yapan (AVM) sorumluları da biliyordu diye düşünüyoruz .
Aslında, vatandaşı adaletin tecelli ettiği bir kurumdan uzaklaştırmanın hiç de bir hukuk ülkesi ilkelerine uymadığı da o kararı alanlar tarafından iyiden iyiye biliniyor olsa gerek..

Arguvan 1954 tarihinde resmi kurumlarla içi doldurulup ilçe yapılmıştı, 2012 Haziranda adliyesi bir genelge ile önce Hekimhana daha sonra Malatya merkeze kaldırıldı..
İşin düşündürücü asıl yanı, orası özel bir iş yeri olsa bile, öyledir de, o yazılı talebin yapıldığı yerin adı ve işi ne olursa olsun, siyasi, ticari, yasak bir anlam içirmeyen bir talep olduğu düşünülmüş olmalı ki, okunur bir şekilde masaya asılmıştı. Ancak, hiçte demokratik olmayan bir dayatma karşısında bir masa boyu olan o yazılı bez masadan alındı. Çünkü
yada yükleyip gidin denmişti..

Tekrar ediyorum, gerekçe Arguvan Adliyesini Geri İstiyor, Adalet İçin Hepsi yazılı demokratik bu bir buçuk cümle idi..

Geçelim Festival programına Yargı Nereye Gidiyor?, panele konuşmacı olarak çağrılan Sayın. Sırrı SÜREYYAnın mazereti kabul görse de, sanatçı Sayın Musa EROĞLUnun denilenlere göre katılmama nedeni halk arasında eleştiri bile aldı diyebiliriz..
- Diğer gözden kaçmayanlar; bütün işler İstanbuldan gelen özellikle de festival hazırlıklarında yorgun düşmüş vakıf görevlilerine bırakılmıştı. İki gün boyu ortalarda ne danışacak ve nede arada bir görevliye ulaşmak mümkün olmuyordu. Bizce bazı işler ve görevler ilçe ve etraf köy muhtarları arasından paylaşılmış olmalıydı diye düşünüyoruz..
-Tarihi eşyalar ve resim sergileri katılımcıların ve misafir ziyaretçilerin ilgisini çekecek bir yerlerde olmadığı da bir eksiklik olarak görüldü..
- Asıl bu festivalleri Arguvana kazandıran yazı da, sanatta emeği olan değerlere gereken önemi vermemek festivalin 10, yılında da ne yazık ki görüldü&
Bu tip gözlemlerimin gelecekte giderileceği inancımla, festivalimizin o iki güzel günü için emek veren, katkı sunan herkese teşekkür ediyor her festivalimiz sonu dediğimiz gibi huzur dolu güzel nice yıllara diyoruz.

Saygılarımla.

Administrator    28 Haziran 2012 01:16
ULUSLAR ARASI ARGUVAN TÜRKÜ FESTİVALİ
10. YAŞINDA//

Arguvan lı ve çevre insanlarının sabırsızlıkla beklediği festivalin tarihi ve programı açıklandı.. 14-15 Temmuz halka sunulacak iki güzel gün, iple çekiliyor..

Şöyle ki, Arguvan denince Tunç çağına ait höyükler gibi kalıntılardan da anlaşılacağı gibi, eskilere dayanan büyük bir nüfusuyla geniş bir yerleşim yeridir..
Bu yöre Tahir nahiyesi olarak bir ara Arapgir e bağlanır, daha sonra kaza olarak Diyarbakıra alınır, 1873 de yeniden Tahir adı ile Kebannın bir nahiyesi olur ve 1. Haziran 1954 de tekrar Arguvan adı ile Malatya ya yakışır bir ilçe olarak içi doldurulur..
Öyleyken, Arguvan bu gün ülke kültüründe önemli yer etmiş, herkes tarafından bilindiği gibi, kararı alan yetkililerce de bu böyle biliniyor olmalı..

-O nedenle (Arguvana kıyılmamalıdır, diyoruz..)

Her şeye rağmen, programın açıklanmasından daha önce Arguvanın köye dönüştürüleceği haberi yüreklere ok gibi çakıldı..

Sevgili Arguvanlılar ve dostları, Türkü Festivaline her yıl olduğu gibi bu yıl yine çok değerli isimlerden oluşan sanatçı, konuşmacı ve panelistleri dinleme şansımız olacak.
Bir de sevgili  Vakıf yöneticilerimiz ve köy derneklerimizin hazırladığı 24 Haziran için görkemli güzel İstanbul çıkarması oldu.
Arguvan her şeye rağmen bu güzelliklerini Uluslar arası 10, yılına taşıdığı gibi, birlik ve bütünlüğü sayesinde daha da ilerlere taşımaya kesin hazır ve kararlıdır diyoruz..
Öyleyken, Arguvanı tüm güzellikleriyle tarumar etmek için alınan bu karar Özel ve Tüzel kişileri en az yerli halk kadar düşündürdü diyebiliriz. Özellikle daha önceden o kişilerin değerli görüşlerinin alınması gerekmez miydi?, diyoruz..

20-21 Haziran akşamı birkaç yazar gazeteci dost tarafından Malatya Ufuk TV da yine bu karar konuşuldu..
Arguvandan yargı taşındı, Merkez mi, Hekimhan mı, ya da Yazıhana git işini orada gör mü denecek?, gibi Arguvan insanına reva görülecek zor, o programın ağırlıklı yanı idi..

Şimdiyse, bizleri düşündüren de orası.. Festivale katılacak binlerce insan, o tarihe kadar kararla ilgili sevindirici bir haber alınamayacak olursa, bu soru ortalarda günün konusu olup ağızdan ağza dolaştırılacaktır.. 26 Haziran bu gün bir heyet Ankara da yetkili müsteşar la görüşmüş olmalılar..

İlçe, belde ve köyler hakkında çıkan genelgenin valiliklere gönderildi haberi duyuldu artık..
Bizler şimdi şunu soruyoruz, eğer nüfus ve coğrafi durum bu karara gerekçe ise, nüfusla ilgili durum şu anda istenilen sayılarda 10 binin üzerinde deniliyor&
Coğrafi konuma gelince, Arguvan 46 köy ve mezralarıyla 1954 de gerekli çalışmalar sonucu ilçeliği gerekli ve uygun görülmüş olmalı ki ilçe yapmışlar..

Sonuç olarak; Arguvan için alınan karar bir daha gözden geçirilmelidir, ya da Arguvan halkı eza ile cezalı gibi bir dayatma ile, karşı karşıya bırakılacaktır..

Saygılarımla.

Administrator    17 Haziran 2012 16:08
İKTİDAR AYIPLARLA KUCAKLAŞMAK MIDIR?

Arguvan çiftçisi 2012 yılına boşuna emek harcamış oldu.. Tabiri caizse, el elde elde başta

Sulama imkanlarını sağlamakta inat eden iktidarlar, emeği kuraklığa kurban vermekle kamu suçu işlemiş olmuyorlar mı, dense kızarlar mı dersiniz?
Yöre halkı ilçelerinin tarumar edilme haberinin duyulması yanında, kurak yılın da kestiği acı fatura karşısında iki sıkıntıyı bir arada sinelerine sardı düşünüp kaldılar..
Bunlar bu ülke insanı olmaktan ne kadar mutlular?, bu konuda bir şeyler söylemek oldukça zor..
Çünkü buralarda doğdu ve buralıdır o insanlar. Devletlerine vatandaşlık bağıyla sıkı sıkıya bağlı yurttaşlar olarak sadece eksikleri bu yöreden iktidara az oy verilmiş olabilir, işte bu yöreyi ötekiler olarak ayırmanın asıl nedeni de olsa olsa bu olabilir diye düşünülmekte..

Devlet denen sapasağlam ayakta ki o yapı, yada onun tüm kurumlarını kullanma yetkisi verilen siyasi iktidarlar, ülkeyi yöneteceğiz deyip seçmenin karşısına beklentilere cevap verecek bir duruş sergiler ve çıkarlar..
Seçimler biter yasa ve anayasalarıyla tamamen zıt, açıkça inatlaşır oy veren vermeyenler gibi çarpık ve kirli bir siyasetle ülke yönettiklerini söylerler..

Seçimler ülkede köşe bucak tüm yurttaşların yaşamını insancıllaştırmak için yapılmaz mı? Yurttaş bunu aynen böyle bilir, seçimden seçime sandığa koşar tercihini hakkımıza hayırlısı der dualarla kullanırlar&

Öyleyken; bu iyi niyetlerinin karşılığı kadere terk edilirler..
Elde olan teknik tüm imkanlara rağmen genelde de çiftçiyi el aç yüzünü havaya dön der yalvarttırırlar..
Laf kalabalığıyla tüm herkesten toplanan vergiler bir daha ki seçimlere Vatan Millet Sakarya, dini davranışları siyasete malzeme eder bize oy verdi vermedi diyecek kadarda küçülür o şekilde konumlarını geleceğe aktarmaya kullanırlar..

Ya onların etraflarında dönüp onların yüzsüzlüklerine malzeme olan yalakalara ne demeli?

Bugün 14.Haziran 2012 artık çiftçi ektiğini biçerdöver kiralayıp biçmeye başladı bile..
Şu tarla biçilmedi bu boş çıktı gibi sıkıntılar halkı sıkmaya başladı.. Çare nasıl bulunur henüz belli değil..
Çiftçi gübreyi borç aldı mazot yine öyle vs..
N olacak şimdi? Bunun yanıtı devlet imkanlarını kullanan iktidarın doğrudan kendilerine ait olsa gerek..

Arguvanın başlatılmış olan sulama projesini durdurmakla kim ne kazandı, hadi söylesinler şimdi..?
O Arazı şimdiye dek ağaçlanmış bağ bahçe vs idi, o insanları bulutlara yalvartmak yerine devletine teşekkür alıp güvenini artırsalar daha iyisi olmaz mıydı?

Asrımızın insanına olması gerekende işte o idi.. Amma şimdiye dek olmadı.
Bir gün seçim bitti, ülke insanlarının geçim ve yaşam sorunlarını çözmeliyiz diyecek bir iktidar hep beklentide kaldı..
Yan yana yaşamı devam eden yurttaşlar laflara kanmak yerine iktidarların  icraatları tarafsız insancıl mıdır, bakmaları gerekir. Çözüm ise halklarda yani kendilerindedir..

Herkes aklını başına almalı, bu çağda ayıplarla kucaklaşan iktidarlar yerine çağdaş yansız bir yapının çatısı çakıldığında huzur da birlikte gelecektir diye düşünüyoruz.

16.06.2012


308
Toplam kayıt bulunuyor
Design: Joomlamarket.de
© 2005 – 2020 www.alirizaugurlu.com