Anasayfa arrow Ziyaretçi Defteri

Ziyaretçi Defteri

Ziyaretçi Defterine Yaz


Administrator    04 Şubat 2011 23:35
İSYAN MI ADALETSİZLİK MİDİR?

Orta doğu tümden kaynadı ve tüm dünya gelişmeleri yakından izlemekle meşgul. Milyonlara
aç sefil oturun oturduğunuz yerde diyebilen, monarşi diktatörlüğü bir gün o halkların sabrını taşırıp meydanları doldurup taşıracaktı elbette&
Yolsuzluğun usulsüzlüğün başını alıp gittiği orta doğu İslam dünyasında, başta Tunus ve Mısır devlet başkanları, bu anları mutlak daha önceden halklarına hainlik adına da olsa  düşünmüş olacaklar ki, önlemlerini almış ve milli serveti el altından dışarıda bir yerlere taşımışlar &
Madem öyle; hadi şimdi, siz oturun oturduğunuz yerde, yani oturturlarsa& Adlarını söz etmeye
gerek görmediğim patlamaya hazır Arap İslam aleminde, ayaklanmaların arkası gelecekti elbette ki.
Öbür taraftan; biz de demokrasi var, bizlerde böyle şeyler olmaz, diyebilen uydurmalık çoğulcu kapitalist ülkeler bekleyip bakın sıra sizlere de gelecek&
Milyonlarca aç ve işsiz sokağa bıraktıklarınız biz de insanız deyip gün gelecek yakanıza mutlak yapışacaktır. Ben kadere inanırım, aldatmacasının da, o zaman pek bir işe yaramayacağı düşünülmelidir diyoruz&
İyisi ki,, Mısır örneği duvarlara toslamak yerine, insanca yaşanacak bir hukuk sistemi tezden tüm dünyada gerekli olmaktan öteye zorunludur da&
Şu günler Türkiye de torba yasasıdenilen bir yasanın AKP nin oylarıyla meclisten geçirildiği konuşulmakta&Yasanın ne getirip neleri de götüreceği herkesçe anlaşılmış olacak ki, ilgili kesimler tepkilerini göstermeye başladı bile&
Parlamentoda yasaya muhalefetin önerileri bile, iktidar çoğunluğu tarafından her nedense parmak çoğunluğu ile direkt ret edildiğini izleyip gördük &
S. M. Başkanı soruyor? Muhalefetten gelen önerilere,
-Komisyon katılıyor mu? Hayır katılmıyoruz.
-Hükümet katılıyor mu? Hayır katılmıyoruz.
Meclis çoğunluğuna sahip AKP liler tarafından parmaklar düğmeye basmışçasına kalkıp inmesiyle Maddeler kanunlaşıyordu & Bu çalışma sonuç olarak kocaman büyük halk kitlelerine demokratik çoğulcu bir meclisten geçti, kanun deyip dayatılacak demektir&
Demokrasilerde meclis de parti çoğunluğu ne olursa olsun, toplumu ilgilendiren yasa yada Anayasa yapma çalışmaları tabanı temsil eden tüm partiler, hatta sivil toplum örgütlerinin de görüşleri alınarak bir uzlaşma demokratik açıdan gerekliydi diye düşünüyoruz. Aksi halde o sonuçlara demokratik bir sonuç diyebilmemiz güç. Yada, mecliste muhalefetin varlığının ne önemi olabilir ki? O tip bir çalışma demokratik olma yerine bir dayatmaca denmez mi?
Söze baştan İsyan mı Adaletsizlik mi Var dedim& Çünkü kapitalizmin yarattığı sınırsız kar hırsı artık gelişen teknoloji çağında, insanına iş yok dedirtebiliyor& İhtiyaç sa asgari ücret dayatabiliyor,
askari ücret demek, (aç ve yavan yiyeceksin demektir& O sınıfı temsil eden iktidar sözcüleri ise,
biz herkese iş yaratamayız ki diyebiliyorlar&
Sınıflı toplumlarda işsizlik, toplumun büyük kesimlerini haklı olarak sıkıntılara ittiği ortadadır ve gözden kaçırılabilir mi? Üretimde insan iş gücü yerine makine konmaktadır, o halde makinenin işini elinden aldığı insana sana iş yok deme dönemi kapatılmalıdır ve hiç bir yetkiliye bu tip konuşmada hukuk hak tanımamalıdır &
Anasından doğan her İnsanın yaşam haklarını kağıt üzerinde kurallarla sınırlamak yerine:
- Günlük iş saatleri kısaltılmalı
- Haftalık iş günleri azaltılmalı
- Yıllık izinler artırılmalı
- Emeklilik yaş sınırı aşağıya çekilmelidir, (Aş da iş de paylaşılmalıdır) diyoruz, yada sistemin adı ne olursa olsun, ülkeyi kimler yönetiyor olsa da yönetsin, herkesin yaşaması için, yapılması gerekeni şöyle ya da böyle ülke yönetenlerden isteyecektir& Sözün özü:
Mısır da görüldüğü gibi, bunlar terörist, ya da, isyancı demenin hiç de önemi kalmaz. O nedenle, insan yaşamı için gereken her ne ise yapılmalıdır. Aksi halde 21, yy. insanları kendi kendilerini hak ettikleri yerlere kendi elleriyle koymak zorundadır &
İnsanların bir kısmı yıldız da Ay da dolaşırken yer de kadercilik dönemi artık kapatılmalıdır diyoruz.

Saygılarımla.

Administrator    17 Ocak 2011 20:11
BÜYÜK ALEVİ KURULDAYI VE İZLENİMLERİMİZ

15- 16 Ocak Ankara Büyük Alevi Kurultayı iki günlük programını özüne uygun içi dolu çağdaş hedefler önüne koyarak kapadı. Öncelikle o iki günü hazırlamakta emek veren ve destek sunan tüm canları canı gönülden kutluyoruz&
Çağı görmezlikten gelip içine kapalı politikacıların politikalarından, sıkışan Türküye demokratları bu kurultayla biraz da olsa rahatlamış olsa gerek&
Kurultaya katılan herkesin görebileceği yerde asılı olan talepler ise, kabullenilmesi gereken Laik, Çağdaş bir Hukuk Devleti İçin en demokratik taleplerdi diyebiliriz&
Bazı dış ülkelerden de gelip kurultaya destek sunan tüm Alevilerin etrafında birleştikleri ortak talepler şöyle sıralanmıştı;
- Zorunlu din dersleri kaldırılsın
- Diyanet işleri başkanlığı kaldırılsın
- Madımak müze yapılsın
- Dergahlar iade edilsin
- Cem evleri ibadet hanemizdir
- Asimilasyona son verilsin

Yıllardır bu talepleri duymazlıktan gelen iktidarlar ve son olarak da tek başına 8 yıldır hükümet yapan AKP bu isteklere çözüm yerine, çalıştaylar düzenleyerek yanlarına kattıkları bazı ben de Aleviyim diyen birileriyle öğreti saptırılmaya çalışıldı &
Yukarda sıralanan talepler karşısında sorumsuz duran sorumluların insan haklarından söz etmeye ve demokrasiyi laf olsun diye ağızlarına almaya hiç mi hiç hakları olmasa gerek &
Elbette ki, boyuna değil soyuna deyip - dışarıda asimilasyon çağ dışılıktır, içerde Emevi İslam sentezi üzerine sistemleşen birilerden apaçık ötekileştirdikleri kesimler bir şeyler beklemek yerine, örgütlü demokratik çabada yoğunlaşmalıdırlar görüşündeyiz&

Aslında girilmek istenen Avrupa hukuk sistemlerinde görüldüğü gibi, Aleviler o haklara sahip ve yaşıyorlar da ancak, ayrımcılığa karşı mücadele gerekiyorsa gereklidir de, ülkede tüm demokrat aydın kesimlerin ortak sorunlardır diye düşünülmelidir. O konuda Alevi Sünni, Kürt Türk ve diğer tüm ülke insanlarının daha da fazla zaman kayıp etmeden, birlikte hareket etmeleri gerekli ve o konuda demokratik mücadele hakları ve yolları açıktır da diyebiliriz...
Avrupa insan hakları ve ülke mahkemeleri bu taleplerden örneğin Zorunlu Din Derslerinin uygulanmasının doğru olmadığını demiş ve kararları varken. Anlaşılan o ki, kalıplaşmış bu siyasi parlamento çoğunluğun o kararlar ve taraflarını kabullenmesi mümkün gözükmemektedir ve tabanları da o çoğunluğa destek olmaya amadeymiş gibi düşünülmekte& Sonuç olarak;
Saat 13.40 sularında okunan 45 dakikalık kamu oyuna sunuş bildirisi, nasıl bir Türkiye
istendiği ve sistemin çağ dışı bir yapı olarak işletildiği konusunda anlatmaya yeterli ve ülkenin selameti açısından dikkate değer gereken açıklamalardı diye düşünüyoruz&

6. Martta İzmir de yapılması düşünülen Alevi mitingini arkasından Dünya Alevi Kurultayı hazırlıklarının duyurulması ile Alevi Büyük Kurultayı huzur ve başarıyla sonuçlanmış oldu&

Saygılarımla.

Administrator    08 Ocak 2011 20:29
GÜN GİTTİ YA ANI KALIRMIŞ

Şu an 3.12. 2010 tarihinden beri Almanyadayız. Aslında bazı sene her yıl, bazen de emekli olmam nedeniyle iki yılda bir bu diyarı gurbeti gelip görüp ilaçlarımızı da alıp döneriz, bu sene yine öyle olacak&
27.Mart 1969 Almanyaya ucuz iş gücü olarak gelen Türkiye li birisi olarak bir anımı dostlarla paylaşayım istedim&
Karlı kışı sert, Aralık ayının ikinci haftası olacak. Bir müzik meslek okulunun düzenlediği gösteriye gitmem soruldu. O gurupta 9 yaşında torunum İlke Can da grupta ditarıyla sahne alacak dendi &
Çocuklar gelir misin dedi? Ne demek, hem de sevinerek dedim. Oğlum Derviş aldı bizleri, arabasına yol ve sokaklar malum, medyada da duyurulduğu gibi alabildiğine kar. Derviş döne döne vardı ki, orası 1978 den önemli bir anım olan tiyatro salonu&
Yıl 1978. 14 Nisan Baba Mahsuniyi konser için davet edip hazırlattığım Delmenhorst un modern tiyatro salonu&
Siz olun da durup dalıp duygulanmadan edin, oturup elinizi çenenize atıp ta o saatlere gidip dönüp gelmeyin&
Bulunduğumuz il Almanyanın Bremen, Oldenburg, Osnenbrük üçkeninde yeşil ve 3 bin den fazla Türkiyeli nin de yaşadığı 80 Bin nüfuslu Niedersaksın Eyaletine bağlı şirin bir il, Delmenhorst&
Burada ilk olarak bir Türk derneğini hemen ondan bir yıl önce, 1977 de biz kurmuştuk&
Delmenhorst Ve Çevresi Türk İşçileri Derneği DTİD Her neyse, ilk başkan olarak da ben görevdeyim&
Dedim ya, 32 yıl evvel, 1978 2, Milliyetçi Cepenin iktidar yılları, yani, Türkiye de kardeş kavgasının uykuları haram ettiği dönem&
Baba Mahsuni nin On Bir kişilik kadrosuyla o geceyi biz bize sofra sohbetiyle uğurladık, ikinci akşam saat 18.00 de Büyük Ozan Mahsuni Babayı etraf bazı illerden de gelip sabırsızlıkla bekleyen büyük bir kalabalık la salonu doldurduk&

-Baba Mahsuni, Aşık Ali Nurşani, A.Rıza Aslan doğan, larla odasında vereceği konserin hazırlıklarını yaparken Ben o sahnede işte o dönemin MC sini anlatıyorum&
Neler neler, hangi aydın cana kıyılmadı ki o yıllar? Ülkenin çağdaş bir hukuk devleti olmasının önünü kesip kardeş kavgasını ateşleyenlerin 12 Eylül e davet hazırlıklarını yaptığı kötü yıllar&
Bremen ve çevresinden katılan Mahsuni hayranlarının salonu şişiren o coşkuları gözlerimin önüne gelip yüzlerimi ıslatıp ıslatıp gitti&
İzleyicilerden pazarlanıp getirilen arda kalan ilk kuşaktan şu günlerde deyim yerindeyse çıra da yaksa adam zor bulabilir&
- 2. Ocak 2011 o gün Delmenhorst da Türklerin 1970 yıllarında adını Hürriyet Spor koyup kurdukları kulüplerini ziyaret ettim. Sadece sağlıklarına gerekli olan ilaç ihtiyaçları için bağlanıp kalan 50 kadar çoğu emekli insanımızı masalarına kapanmış kağıt oynarken selamladım&
Aha da geldi diyenler oldu. Eh işte, geride bırakılan 50 yıldan tek kelime bile dilimize getiremeden, filan öldü, oda öldü, bu da öldü leri konuşup anmakla geçti birkaç saatimiz&
Rahmetle andığımız o insanlarımızdan çoğu, ağır iş koşullarında yıpranıp, ya da kaza kurbanı olarak yaşama erken veda edenlerdi&

-Kimlerin umurunda ki, işte büyük devlet dedikleri ülkenin kendi insanlarıydı bunlar. .. Ucuz iş gücü alın götürün kemiği bizden, demekten öteye, kuruş kuruş alın teri karşılığı birikimleri tamı tamına 50 yıldır, içi boş vaadlerle vatan millet Sakarya deyip ellerinden alındı&
Şimdiyse, İkinci kuşak da yaşlandı, geriden gelecek olan her kuşakta anlaşılan Türkiyenin değişmez emek sömürme politikalarına malzeme olmaktan yakayı alamayacaktır&

-Konsolosluk pasaport harçlarını yine artırmış. Hay sağ olalar dedim, tamı tamına yarım asır bu insanları soydukları demek yetmedi&
-Almanlar bu harç alma olayını kaldıralı tam 32 yıl oldu.
Deniz Feneri denen örgütün soygunu, devletin bu garibanların sırtından soyduklarının belki de en küçüğüdür diyebiliriz&

Saygılarımla.

Administrator    30 Aralık 2010 17:31
2011 YENİ BİR YILA GİRERKEN

2010 yılını geride bırakırken mutlu ve memnun ayrıldığımızı diyemeyiz. Elbette ki, hesap ve programlarıyla bir de yıl yeni deyip balıklamasına dalanlar olacak &

Birileri Aydan yıldızlarda neler oluyor, hesaplarını yaparken, son yıllarda, üstünde insan ve her canlının yaşadığı bu küçük kara yuvarlakta sistemin niçin çağdaşlaşmadığı,  2011 yeni bir yıl ise sorulmalıdır diyoruz &
Geçmişte olduğu gibi; kendi soydaşlarından her önlerine gelene yeni yılın kutlu olsun deyip lafla geçiştirilecekse, o yıl ömre yaş sayılan kötü bir yıl olmaktan başka da bir şey ifade etmeyecektir&
Yada; böyle gelmiş böyle gitsin, her ilde bir bilim yuvası ÜNİ den söz edilirken, siyasette Din Irk gibi, ilkel duygu sömürü politikalarının yapıldığı yerde, ne yıllar ve ne de çağ yenilenmiş olur&

İşte örneği; Kesin, hiçbir şehit unutulmayacak ya, 300 haftadır yakınlarının nerede olduğunu soran cumartesi annelerine de, gidip yeni yılınız kutlu olsun deyin&
Lafla yılları kutlu, kendilerini mutlu etmiş olabilecek misiniz?

İktidar 12 Haziran 2011 de seneyi tam da orta yerden bölüp ülkeyi genel seçimlere hazırladı &

Ancak, olanca sorunlar bir tarafa bırakılıp, boş keseden kulakları patlatırcasına, sokakların şişirilip taşırıldığı yıllarda, verilen sözler unutulmamış olsa gerek &

2011 yılı bir avuç mutlunun mutluluğu yerine, herkes için, yoksulluğun tarihe gömüldüğü, asıl barışın gerçekleşeceğini paylaştığım duygularımla, tüm insanlık aleminin 2011 yılını yürekten kutluyor sevgi, saygı ve muhabbetlerimle nice güzel yıllara diliyorum.

-Ali RIZA UĞURLU-

Mustafa Dogan (Norde    29 Aralık 2010 06:24
Merhaba Ali Riza Amca
Dernegimizin Sayfasindaki Ogüzel Yorumlarin icin
sana saygilarimla, Dernegimiz adina Tesekür
ederim.


308
Toplam kayıt bulunuyor
Design: Joomlamarket.de
© 2005 – 2020 www.alirizaugurlu.com