Anasayfa arrow Ziyaretçi Defteri

Ziyaretçi Defteri

Ziyaretçi Defterine Yaz


Administrator    12 Aralık 2010 16:32
K. MARAŞ KATLİAMI UNUTULUR SANILMASIN

Bu yazıyı kaleme aldığımda 10 Aralık İnsan Hakları günü tüm demokratik İnsan haklarına bağlı ve ondan yana olan her kurum ve örgüt tarafından kutlanmaktaydı& Öncelikle o yolda şehit edilen tüm yoldaşları rahmetle anıyor, insan hak ve hukukundan yana olan herkesi de saygı, sevgi muhabbetle selamlıyorum ve devam etmek istiyorum&
Bilinen o ki, unutulamayacak kadar tarihe acılarla yazılan 1978 K. Maraş katliamı ülkede işlenen sistem destekli ayıplardan sadece bir tanesidir. Demokratım diyen her dünya insanının yüreğinde bu acı ve öfke dinmedi ve dindirilemeyecek de&
1970 ler de, MC iktidarlarının koruyup kolladığı dönemin faşistlerinin balta kılıç acımasızca kıydıkları o insanlarımızı rahmetle anıyoruz ve unutmayacağız da&
Sağcılar bana suç işledi dedirtemezsiniz, diyen zamanın başbakanına 32 yıl sonrada olsa, o faşist katillere arka ve destek olmaktan vicdanı ne kadar rahat sormak lazım&
Geriye doğru dönüp bir bakıldığında, Hz. Muhammed in vefatından hemen sonra, ümmetine emaneti olan ehlibeyti ve taraftarlarına arka arkaya bu katliamlar acımasızca uygulanmıştır. Her dönemde de sistem destekli olduğuna tarih şahittir&
Hz Hüseyin in 12 günlük anısı arkasından 19 Aralık günü tüm Alevi Bektaşi ve katliamları kınayacak zamanı olan ben de insanım diyen herkes, K. Maraş a çağrıldı. Onlarca genç, yaşlı, çocuk demeden insanlara kıyan katiller yerinde Lanet ve nefretle kınanacaktır&
Dünyada her ülkeye açılan pencerelerden öğreti ve değerleriyle, gözlemlenip izlenip kabul bulan Alevi Bektaşi öğretisi ve farklılıklar, inadına Emevi İslamla sistemleşen Türkiye 21. yy da bile, içine sindiremedi. 9. Aralık 2010 Avusturya anayasasının aldığı karar la Alevilik artık resmileşmiştir ve tüm değerleriyle hukuku güvencededir&
UNESCO nun sevgili Dertli DİVANİ ye bu öğreti adına verdiği ödül de, öğretinin insancıl ağırlıklı olduğunun açık ve net kanıtı olsa gerek. S. D. Divaniyi ve Avusturyadaki arkadaşları bu yolda verdikleri hizmet ve mücadelede kutluyor yolları açık ve aydınlık olsun diyoruz&
Hz. Hüseyin ve dik duruşunun yanında ve yolunda olan canını o yolda bir hiç sayarak feda eden tüm canlarımızı saygı ve rahmetle anıyor ve inanıyoruz ki, dünya bir gün, tüm dünya halklarının kardeşçe yaşayacağı önce insan denilebilen ortak dünyası olacaktır.

Saygılarımla.

Administrator    07 Aralık 2010 22:46
FİKİLEAKS DEN SIZDIRILANLAR BİLİNMEYENLER MİYDİ?

Dünya ve insanlarını seven birilerinin eliyle sızdırılan Amerikan diplomatlarının tuttuğu gizli belgeler arasında bilinmeyenler olabilir, ancak Amerikan emperyalizminin dünya halkları üzerinde baskı politikaları, hele de Orta Doğu da işlediği insanlık suçları ve takip ettiği ülke politikaları bilinmezmiş gibi, medya konuyu diline doladı. Tüm dünya da olduğu gibi hele de Türkiye gündemini tümden ona tıkadı&
Dünyanın gözü önünde İrak ve Afganistan da işlenen insanlık suçları karşısında da dünya yazılı ve görsel haber tarafından her olup bitenler biliniyordu olsa gerek&
İnsanlığın kabul edemeyeceği İrak ve Afkanistan üzerindeki zalimane baskılara ordularıyla bir fiil katılan ülkeler de unutulmamış olsa gerek& Demokratik halklar tarafından çıkarılan sesler de kolluk güçleriyle her zaman anında bastırılıp susturulmuştur&
Bilinen o ki, ağzına parmak sürülen yalaka ülke ve bazı politikacılar tarafından Amerikan emperyalizminin çok yönlü sömürü politikaları başından beri değişmemiş desteklenmiş ve desteklenmektedir de&
O raporu tutan ve sızdıran her kim varsa, asıl hain olan sistemciler tarafından hain ilan edilecek ve bu raporda adı geçenler arasında yarası olan herkim varsa kocunup ter ter de tepinecektir.
FİKİLEAKS tarafından sızdırılan 251 Bin kusur belge, dünya da kaç ülke tarafından ciddiye alınacak ve Amerika senin gölge ettiğin insan hak ve hukuku kanlar akıtma pahasına ayaklar altındadır, yetti artık, sen de kim oluyorsun, diyen birileri çıkacak mıdır?, tüm dünya halkları sabırsızlıkla bekliyor görecektir elbette ki&
Türkiye ile ilgili 7917 dışarı sızdırılan belge var, orada bazı Türk Bakanlar ve Baş Bakan Tayip ERDOĞANın da adı geçmekte ve İsviçre de 8 hesabının varlığından söz ediliyor.
Buna benzer bilgilerin hepsinden de bu günün medyası önceden haberdardı diye düşünüyoruz&Öyleyken, her zaman olduğu gibi, alışıla gelen bazı medya gurupları tarafından kamu oyu oyalama alışkanlığı artık laf kalabalığı ile geçiştirilmemelidir diyoruz &
Şimdiyse, bu belgeler incelenmesin demek istemiyorum,hatta sonuna kadar da üzerine üzerine gidilmelidir geçmiş insanların aynasıdır, 1990 larda doğu batı arasında duvarların kaldırılmasıyla, ABD nin tek yönetmelikle dünyayı dize getirme çabaları akıllardan kaçmış olmasa gerek&
O çabaların tüm dünya da insan hak ve hukukunun ihlali amaçlı olduğu anında bilinmekteydi. Şimdiyse yüreği asıl doğrulardan yana çarpan herkes, laf kalabalığı yerine emek ve zamanı boşu boşuna harcanmamalıdır diyoruz&
Yukarda demiştik, Amerikan emperyalizminin sömürü politikası ve o yolda başlattığı katliamlar sayesinde birlikte nemalananlar, daha belgelerin küçük bölümünü görür görmez, gizlilikleri yazan ve dünya ya dağıtanları sömürü adına hainler deyip ilan ettiler& Belgeler tümden görülsün, kimlerin neler peşinde koltuklarında koyun postlu kurtlar olarak oturdukları görülüp maskeleri düşsün artık& El mi yaman yada bey mi?, anlaşılmalıdır diyoruz&
Şimdi Obama diplomatlarına bu tutanaklar niçin tutuldu diyecek değil ya, niçin dışarı sızdırttınız?, deyip onları cezalandırmayı da düşünebilir &
Bizce, bu işi başaran kimseler, işte dayınız Amerika ve kendi güvendikleriniz deyip, madalyanın öteki yüzünü tüm dünyaya çevirdiler ve buyurun herkes hesaplaşsın deyip çıktılar&
Tüm dünya halkları bu belgeler sayesinde, kim nelerin peşindeymiş, dost kim düşman da kim tanıyıp bilmek için merak içindelerdir diye düşünüyoruz.

Saygılarımla 5.12.2010

Administrator    22 Kasım 2010 08:32
BİTMEYEN ALEVİ ÖTEKİLERLİĞİ

AKP nin farklı inançlara 1400 yıl önce Emevi İslam anlayışıyla yaklaştığı ta başından anlaşılmış olmalıydı. Açılımlar deyip o toplantılara katılanların bu öğretiyi ne kadar kavrayabildiklerini ve AKP yi de ne ölçüde anlayabildiklerini işin ta başından keşfetmiştik.
Cem Evlerini Devletin kontrolünde Baş Bakanlığa bağlı yasal duruma getirilmek istendiği resmi ağızlardan duyuluyor&
Doğruysa konu anayasa mahkemesine gidecek demektir. Bir ülke Anayasasında laiklikten söz ediliyorsa, AKP iktidarının bu tutumu hukuksuzluk olarak düşünülecek elbette ki&Emeviler, Abbasiler ve Osmanlıda da, Yavuz la da başlatılan katliamlar cumhuriyet döneminde bile henüz kınanmamıştır, aynı zamanda ülkenin bir çok mahalle ve sokaklarına
Sultan Beylide olduğu gibi, alevi mahallesine o katilin adı AKP li Bel. Başk. Tarafından inadına konmuştur&
AKP bir hükümle Alevi Ve Bektaşileri kontrol da tutmak için o yasayı çıkarma çabalarına soyundu anlaşılan. Tarih geçmişte Alevi ve Bektaşilere yapılan zor ve zulmün hepsine şahittir, İlerde bu tip dayatmalara da şahit olacaktır elbette&
Emevilerin Haz. Ali ve Haz. Hüseyin taraflarını bitirme niyetleri AKP ile de, benzer bir yöntemle asimile etme çabaları sonuç getirmediği için, ötekiler olarak çıkacak olan o yasayla takibe alınacak demektir&
19 Kasım 2010 günü İzmirde Alevi Bektaşi Federasyonun koyduğu eylem AKP iktidarının açık bu niyetine karşı bir hareket olsa gerek.
AKP iktidarı köşe dönme pahasına tek meseple sistemini korumak ve bile bile bu haksız ayrımcı dayatmaları sürdürmekte kararlı görünüyor. Ancak, oluşacak demokrat laik bir hukuk sisteminde, Alevi Bektaşi ve diğer inanç kurumları dünya hukukuna da dayanarak istedikleri ve inandıkları gibi yaşama devam edecektir&
Özgürlükler adına, Cem Evlerinin Aleviler için ibadete açık tutulması konusunda AKP nin kapısına aslında varılmamalıdır. Aleviler dua etsinler ki, Dünya nın güçlü medyası ve insan hak ve hukukundan söz edildiği şu zaman sayesinde ayaktalar ve biz de varız deyip örgütlendiler.
Bir ülkenin Laik demokratik hukuku önünde, böyle değil de şöyle ibadet edeceksiniz deyip inançlar üzerinde nasıl bir pazarlık edilebilir ki?
Görünen o ki, AKPnin ürettiği ve çoğalttığı ilkel yapılanma tarikatların yanında okullara kadar da etkili ve sistem desteklidir&
Bu yapının içinde, demokratik hoş görü anlayışını AKP den beklemek yerine, ülkenin içinde bulunduğu tabulaşmanın kırılması için her demokrat yurttaşa önemle iş düşecektir.
AKP nin 2002 de iktidar olduğu tarihten bu güne dek, ülke genelinde icraatları ortadadır, bizlerin bilmediklerini muhalefette olan küçük ve büyük tüm partiler, AKP politikalarını yerinde takip etmekte ve kamu oyuyla da her fırsatta paylaşmaktalar&
Bir örnek verecek olursak, Arguvan Yoncalı Barajı, çalışmalarını iktidar oldukları 2002 de durdurdular, 2010 Ekim sonlarında yetkili bakan şöyle bir açıklamada bulunuyor.
Mütaitlerle fiyat konusunda aramızda sorun var Soruyoruz, Türkiye genelinde yapılan ihale sayıları ne kadarsa şimdiye dek bu tip iş anlaşmalarında sorun var hiç demediniz.
Öyleyse.Arguvan Yoncalı Barajı bitirme konusunda açıklamalarınız ne kadar inandırıcı olabilir ki?
Aleviler Ve Bektaşiler kültür ve inanç birliği olarak Baş Bakana bağlanacak denmiş ve onunla ilgili kanun çıkarma hazırlıkları da varmış& Alevlerin öğretisinde bağlılık ve bağımlılık olmadığını ve Alevilerin bu dayatmalara da teslim olmayacakları kesindir ve bilinmelidir diyoruz&
Alevi ve Bektaşilerin talepleri ülkede eşit yurttaş olma taleplerdir ve Laik bir hukuk devletinde yeri olmayan talepler asla değildir&
AKP iktidarı ya anayasanın Madde.2 hakkında düşündüklerini Alevi ve tüm demokratlara açıklayacak, yada Madde 2 nin ön gördüğü özgürlüklere kapıları sonuna kadar açmak zorundadır diye düşünüyoruz.

Saygılarımla.

Administrator    09 Kasım 2010 13:23
CHP DE SULAR DURULMUŞ OLMALI

Aslında parti içi kıpırdamaları başından beri çok sayıda meraklı izledi diyebiliriz. Öyleyken ülke de yüz yüze gelinen durum karşısında biz solun partisiyiz diyebilen bir yapıda suların hatta kafaların durulmasında bile geç kalındı diyoruz&
Sayın Başkan KILIÇDAROĞLU tüm Kamu oyu karşısında, daha başkan olmadan kazandığı olağan üstü o saygınlık sayesinde CHP Genel Başkanlık koltuğuna oturdu ve o sayede de, parti tabanına hatta kararsız belirleyici belli bir taraflarla da CHP ye ilgiyi artırdı denebilir&
Aslında CHP de bir anda parti içi çalkantıların dışa vurması yadırganmamalıydı. Uzun bir dönem kendisini tutucu izlediği politikalara rağmen, kerhen de olsa çağdaş bir kesim ayakta tuttu.Muhalefette ve parlamento dışı kaldığı dönemlerde bile o kesim CHP dedi başka da demedi &
CHP de emeğin sosyalistlerin partisi olacağız, diyebilen bir düşüncenin, emperyalist kuşatmalar karşısında, ömür boyu halklar önünde içine kapalı politikalarla gebe kalmaya elbette ki devam edilemezdi&
Şimdiyse, Sayın KILIÇDAROĞLU oluşturduğu yeni kadro ile kamu oyuna verdiği sözler doğrultusunda yoluna devam etmelidir diyoruz. Çünkü, Sayın KILIÇDAROĞLU emekten yana sol sosyalistlerin partisi olacağız sözünü her fırsatta tekrarlamıştır. Öyleyken, ülkede yaşamı emeğine dayalı çoğunluğu daha da inandırıcı çıkışlarla yanına alabilmelidir. O zaman ülke de azda olsa bir nefes alabilme olanağı görülecektir diye düşünüyoruz &

Şunun şurası sorgulanabilecek midir?
İnsana yaşam hakkı sınav kazanmakla tanınmakta.
Öyleyken, İnsan onuru hukukla güvencededir, diyebilir miyiz?

Sayın Önder SAV, partiyi sağa çekiyorlar dedi. Sayın SAV, parti sağ olmaktan öteye ırkçı yanı ağırlıklı bir politika sizin genel sekreterliğinizde izlenmedi mi? Partiyi sağa çekiyorlar dediğiniz gibi, sizleri solda birileri idi diye mi düşünülmeliydiniz?
Partiyi emekten yana çekmek gibi bir yenilenmeden yana olanlara, Sayın Genel Başkan tüm kamı oyuna anlaşılır bir dille anlatmaya devam etmektedir. Verilen sözlerin hayata kazandırıldığında niyetlerin doğruluğu anlaşılacaktır elbette ki&
Ülke de ve tüm dünya da, övgüyle anlatılan, ekonominin ne düzeyde olduğu ise, İşsiz, emekçi ve emekli insanlara sorulduğunda anlaşılıyor olsa gerek. İşsiz ve dar gelirli ve hiç gelirli, milyonların yaşam standartlarına kader adı yapıştırıp, dönüp bir de her şeye gül pembe diyebilen siyasetçilerin de, nerden nereye geldiklerine bir bakmak gerek. Sınır bilmeyen, kendilerini İnsan üstü yazdırdıkları yasalarla fır dönen, kimselerse mutlu ve rahat.
Onların yaşadığı dünya öylesi bir dünya olarak kalmamalıdır diyoruz &
Peki çare CHP midir? Olmalıdır elbette ki. Daha işin başında yep yeniyiz, diyen bir kadronun verilen sözler doğrusunda atacağı her adım da desteklenmelidir diyoruz&
Piyasa değeri düşünülmesi bile büyük bir suç saydığımız İNSAN onuru, yokluğa kurban edilmektedir. Sözün özü:
Nasıl ki sermayenin sınırı, milliyeti, dini yok, yasaklarla kabına sıkıştırılmış milyon hatta milyarların Din Irk karnını doyurup onurunu korumuyor diyoruz...

8.11.2010

Administrator    02 Kasım 2010 13:54
TAMI TAMINA 87 YILLIK CUMHURİYET

Önce ben bana şöyle bir düşündüm ayıp değil ya, bunun burası 87 yıl ve o yaşta kaç insanımız bu gün hayatta, bilebiliriz miyiz? 73 Milyon dan kime sorulsa, ya da kimin kafa kağıdına bir bakılacak olsa, şu an kaç kişiyi yaşıyor olarak görebiliriz ki?
Asıl konu herkesin kafa kağıdında Ülkenin TC vatandaşı yada taşı mıdır?, Ne derseniz deyin, önemli değil, yazılıdır. Şimdi hep beraber düşünelim&
Bu kadar kavgalara açık, kapış kapışa, kanlarla kurduk denilen cumhuriyet böyle mi bu güne getirilmeli idi, demesi gelmiyor mu insanın diline? Yani, Cumhuriyet mi, yada o isim mi korunmak istenen hep? Bunun burası biliniyor olsa gerek& Ancak, Anayasanın Madde 2 de dendiği gibi, bu Cumhuriyet bir yerlere içi doldurulup demokratik laik bir hukuk devleti rejimine sürüklenmek için mi, şimdiye dek korundu ve yaşatılmak isteniyor?
Evet aynen de öyle düşünülmüş olsa gerek&

-Türbanın dayatıldığı
-Din derslerinin zorunluluğu
-Tarikatların sistemde odaklanıp söz sahibi olduğu
-Diyanetin varlığı ve onlara sorun denen bir yapılanmanın Cumhuriyetini öve seve kutladık diyebilir miyiz?
Düşünelim hele bir şöyle, Oligarşi, emri vaki teokratik temel bir yapılanmanın ta uzaklarında havada, içi boş bir cumhuriyet 87 yaşında herkes tarafından sevildi ve kutlandı denmesi düşünülebilir mi? Çünkü çağdaş bir dünya diyen insanlar onu insan hak ve özgürlükleriyle içi doldurulmuş olarak görmek inancıyla övdü ve kutlamış oldu bence &
Sistemin adına Cumhuriyet denmeye ta başından dendi artık, onunla da kalınmadı, Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk Devletidir deyip ta başından anayasaya girdi bile&Deyiştirilmesi bile yasak, denen o maddeye, atfen kutlanan cumhuriyet işte o cumhuriyet idi diye düşünüyoruz&
87 yıldır, raflarda tozuna bile dokunulmayan Cumhuriyet tam kararlılıkla içi mutlak ve mutlak demokratik insan hak ve hukukuyla doldurulup kamu hizmetine sunulacak inancıyla 87 yaşında her yıl olduğu gibi bu yılda güle eğlene uğurlanmış oldu&
Adı konup hukukunun yazıldığı bir cumhuriyet 1946 lar da çok partili sisteme geçişle de çoğulcu demokratik bir dönem olarak hayata girmiştir ve değiştirilmesinin teklifi bile yasak olan Anayasasında ki o 3 Madde tüm kaza ve kavgalara rağmen, sahip çıkılacak bir günü sabırsızlıkla beklemektedir&
Elbette ki; bırakalım iktidar olup milli servetin başına çullanmaları ve o maddelerin, arkasını çıkarları doğrultuda dolduran iktidarları, muhalefet yapan partiler bile, bu maddelerin değiştirilmesi yasak, güzel de, işlerliği uygulamaya konması da mı yasak?, deyip seslerini halklar önünde bir sefer de olsun, yükseltip dayatan bir muhalefet olmadı. Ancak, yeminlerini yalayan o sorumlular demese de, o konuda azimli ve kararlı dimdik ayakta halklar var, bir gün dedirtecektir diye düşünüyoruz.

31.10.2010


308
Toplam kayıt bulunuyor
Design: Joomlamarket.de
© 2005 – 2020 www.alirizaugurlu.com