Anasayfa arrow Ziyaretçi Defteri

Ziyaretçi Defteri

Ziyaretçi Defterine Yaz


Administrator    17 Aralık 2009 04:56
YERLER YASANINCA GÜZELDIR

Bir bucuk yil aradan sonra 13 Aralik, Almanya´daBremen Ve Cevresi Alevi kültür Merkezi´ni ziyaret ettim...
Ugradigimda ilk olarak dernegin kurulusundan bu güne dek hic bir hizmette kusur etmeden el cekmeyen, su anda yönetici ve aslen dede de olan Sayin Halil YAVUZla karsilastim.
Hosbesten sonra, anlat Türkiye nasil abi dedi?
Kim nasil ise Türkiye de aynen onun gibi dedim. Allah Allah dedim, söz beni de düsündürdü...
Yahu Dede, ne dedim Ben? Haklisin dedi, Benim agzimdan cikani Halil Dede benden önce anlamis olacak ki haklisin deyip arkasindan, Türkiye de para cok abi cok, diyerek cay tarafina ocaga gecti...
Yahu ben ne dedim deyip kendime döndüm.
 Kim nasilsa Türkiye de aynen onun gibidir, o kadar isabetli bir yanit olmus ki, patronsa patron - isciyse isci - esnafsa esnaf - memursa memur - köylüye köylü ve issiz ac birilerine de aynen onlarin ta kendisi gibi demis oldum.
Dogru da demisim dedim kendi kendime. Varliklilara var, yoksullara da herseyin cok olmasi karsisinda onlar gibi eli ve evi bos bir ülke degxil midir Türkiye?
S.Erbakan´la Ana Yol hükumet ortagi S. Cillerin bir dogu ilinde halka seslenis konusmasi geldi aklima...
Söz aynen söyleydi; her vatandas bu ülkenin sahibidir ve kafa kagidi da sahsin adina tapusudur...
Hakikaten, öyle midir?
Bana kalirsa kazin ayagi pek de öyle degil. Ortada issiz ve ac gezen milyonlardan birisi cebindeki nüfus kimligiyle bu ülkede milli gelire bende ortagim tapum var, diyebiliyor mu?, ya da dedirtirirler mi?

Elbetteki, Türkiye kendi ülkemizdir ve dogal güzellikleriyle de övünebildigimiz kadar övünelim.
Ancak; sistemde uyanik köse dönen birileriyle köseye sikismis issiz ve ac insanlara ülke aynidir, diyebilir miyiz?
1960 larda Avrupa´ya o zamanin issizlerini ucuz is gücü olarak, alin kullanin, dendiginde bavulunu kapan yüz binler ülkesini tüm güzellikleriyle nasil terk etmisti? Ve o gün icin gözlerde ve gönüllerde neresi daha güzel di?
Dünya´nin her ülkesinde ne yazik ki bu hep böyledir. Geceleri kapisini bekci koyup birilerine beklettirip rahatca yataginda geceleyen sahsa, issiz ve aq gece herseyi göze alip hirsizliga zorlanan birisine, bana kalirsa günes farkli dogar...
Ewer her ülkede hukuk S. Ciller´in dedigi gibi hakki dagitmis olsaydi, ABD eski Bask. Buch ayakkabiyi ve Italyan Basbakani S. Berlusconi yumrugu tam da agzindan yemezdi diye düsünüyorum...
Bir ülke ya da ülkelerde, herkes ayni güzellikleri paylasip yasayabilmis olsaydi , elbetteki asil güzel olan yer herkesin dogup ve büyüdügü yerler olacakti...
Bu konu sorumlular tarafindan en az bizler kadar bilinen dogrulardir.
Ancak; kurulan ve kaliciligi saglam temellere konmak istenen sinifli sistem ne yazik ki yürürlükte. O nedenle sadakat sabrin patlamasini bekleyecek demektir.

Saygilarimla. 15.12.09

Mehlika Turgut    05 Kasım 2009 19:18
Ali Rıza Amca 2. Arguvan Sempozyum'undaki başarınızdan dolayı sizi tebrik ediyor, başarılarınızın devamını diliyorum.
Kendinize iyi bakın, ellerinizden öpüyorum.

Ali İhsan Öztürk    04 Kasım 2009 21:05
2.ULUSAL ARGUVAN SEMPOZYUMU ŞİİR YARIŞMASI SONUÇLARI AÇIKLANDI

Arguvan ve Köyleri Eğitim Kültür Vakfı ile Ankara Arguvanlılar Kültür ve Dayanışma Derneği\'nin ortaklaşa düzenlediği 2. Ulusal Arguvan Sempozyumu Ankara Gazi Üniversitesi Eğitim Fakültesi Konser Salonunda 31 Ekim/ 01 Kasım 2009 tarihleri arasında yapıldı. Sempozyum bu yıl iki gün olarak gerçekleştirildi. Sempozyum kapsamında düzenlenen şiir yarışmasının neticesi belli oldu. Şiir yarışmasına 16 şiirin katıldığını-katılımcıların rumuzlar adı altında değerlendirmeye alındığı belirtildi. Şiir yarışmasına İstanbul, İzmir, Ankara, Karaman ve Malatyadan gönderilen şiirlerin katıldığını, bunların toplandığını, tastik edildiğini ve daha sonra zarflarının açılarak değerlendirmeye alındığı belirtilmiştir. Jürinin değerlendirmesi neticesinde, dereceye giren şiir sahiplerine ödülleri ve plaketlerinin adreslerine gönderileceği belirtilmiştir.
ŞİİR YARIŞMASI JÜRİ ÜYELİĞİNİ;

1- Garip TUNCER- Köy Enstitüsü Mezunu Emekli Öğretmen
2- Erhan YILMAZ- Sanatçı
3- Yrd.Doç.Dr. Yusuf DOĞAN- Gazi Üniversitesi Eğitim Fakültesi Öğretim Görevlisi
Yapmışlardır.

Dereceye giren şiirler ve şiirlerin yazarları

Talip adlı rumuzlu şiiriyle Ali Rıza UĞURLU birinciliğe,
Ebrar-1 adlı rumuzlu şiiriyle İbrahim ŞAŞMA ikinciliğe,
Sevgi adlı rumuzlu şiiriyle Ali Ekber GÜLBAŞ üçüncülüğe, layık görülmüştür.

Şairlerimizin bu güzel şiirlerini sizlerle paylaşmak istiyorum.


Ali Rıza Uğurluya birincilik kazandıran şiir; Talip rumuzlu şiiri,


Güzel Arguvan

Nasıl anlatsaydım güzel Arguvan
Baharın bir başka, yazın bir başka
Adın gel gör eder, cümle canlara
Evrende aleme, hazın bir başka

Ekerler biçerler, çölde bereket
Kırlar çiçek açar, ellerde buket
İnsanda teveccüh, dilde merhamet
Gönüller aşk ehli, nazın bir başka

El eli tutanda, eller incinmez
Sazlar sırtta gezer, dallar incinmez
Türküler can yakar, diller incinmez
Ozanın yorumu, sazın bir başka

O güzel adınla, dön dur dillerde
Bulutta, yağmurda, esen yellerde
Hayalde, akılda, tüm gönüllerde
Sevda canda maya, sızın bir başka

Gurbeti sılaya bağladın artık
Adın sohbetlerde hep oldu katık
Ne sen unutuldun, ne bırakıldık
Kuralın, sualin, tarzın bir başka

Önün tatlı yokuş, dalıp çıkılır
Sırtın yana yaslı, güne bakılır
Fırata aşağı etek sarkılır
Adın el dolaşır, hızın bir başka

Höyükler miladi, mazinde belli
Göçmenler diyarı, sevginin eli
Dişi de erkek de, insan deneli
Yiğidin, gelinin, kızın bir başka

Adın Arguvan ya dildesin zaten
Türküde, sohbette, sözdesin zaten
Perdede, pençede, teldesin zaten
Usulde, ağızda, cazın bir başka

Onca aşığın var, içler hep yara
Türküde ağıt var, bahtın mı kara?
Dertler dile gelir, kalır bahara
Kalemin, kağıdın, yazın bir başka

Koca alem senden edilir seyran
Çağ ile çaban var, işlesin zaman
Adın türkü yüklü, gider o kervan
Sabırla kanaat, azın bir başka

Yaylanı yaylasam, insem çölüne
Konsam devranına, düşsem demine
Koşup dalsa idim sohbet seline
Mecliste, irfanda, tadın bir başka

Talip, baba seni gönlüne yazdı
Adını sazının göğsüne yazdı
Gününe, yılına, ömrüne yazdı
Sen tek Arguvansın, adın bir başka


Ali İhsan Öztürk

Administrator    31 Ekim 2009 02:37
İŞ İÇİNDE İŞLER !!!

Yasama Yargı Yürütme ve bunlara bağlı kurumlarıyla anayasal çoğulcu bir hukuk devletinde İş içinde işler
- İrtica
Çetecilik
Rüşvet
İltimas
Terör
Yolsuzluk
---
İşsizlik
Eğitimsizlik
Sağlık
Konuk
Geçim
Ulaşım
Kazalar, Bunları bir hukuk ülkesinde yüz yüze yaşamıyor muyuz?

Seksen kusur senedir hükümet edenlerin üst üste koydukları bu sorunlara alışıldı mı dersiniz?
Baş yazıdan da anlaşılacağı gibi, sorunun yanıtı İş İçinde İşler der çıkarsınız!!!
Bir bakarsınız seçim gelir ağızlar açıla bildiği kadar açılır ve seçim biter bir daha ki seçime kadar bir sürü fakir - karşılığı birkaç zengin çıkar açılır pazarlara, yine bin bir türlü bela ve bir o kadar sorun&
Kim kim için, koşar koşturulur Soyut gündem - hantal icraat  örgütsüz sessiz sedasız toplum  Bu tip ülkelerde kağıt üzerinde hukuksal anlamda yazılar olsa bile, yasalar kimden yana çalışır? Bir ülkede çözüm bekleyen sorunlara çözüm aranmıyor ve sebebi de sorulmuyorsa, kimse kimsenin gözünün içine içine bakmasın boşuna&
Yıllardır bazı politik guruplar tarafından Mecliste dokunulmazlıklar kaldırılsın dendiğinde, hayır diyenlerin canlarına mı dokunulacakta karşı çıkılıyor? Öyle ise kuşkular olacaktır elbette.
Vatandaş bir simit çaldığında onun başına çullanılacak, vekil fırını omuzlayıp eve taşımışsa ona dokunulmayacak, onu yasalar çalmışsa da kaçırmışsa da koruyup kollayacak denmekte. Böylesi bir uygulama  çoğulcu demokratik parlamenter yapıda mı?, yada soylular soysuzlar hukukunda mı kabul görmüştür?
Ülkemizde tartışılan açılımlar İnsan hak ve özgürlüklerini konu almışsa bir dünya hukukuyla sisteme oturtulup hayata geçirilmelidir. Bu iş dil, din, ırk, kavgasıyla çıkar çevrelere malzeme edilmemelidir. İnsan doğasında, doğduğu anada olduğu gibi, yaşam hakları ile doğar, Dil bir araçtır, Din bireyin kendine özgü kanaat ve karar verme olayıdır.
İnsan beyniyle ve emeğiyle gelişen ve üretilen araç ve gereçler, insan yaşamına katkı ve ihtiyaca göre değil, kar amaçlı piyasaya arz edilmektedir.
Değişen bir dünya diyoruz, ne yazık ki değiştirilmiyor. Sistemde siyasiler göz kırparçasına kaş oynatarak sinsice sahnede oplayıp sıçrıyorlar. Birilerinin cepleri kabartılınca yüz binlerin de kemeri alabildiğine sıktırılmaktadır.
Cumhuriyetin 86 kuruluş yılı kutlanırken anayasasında Mad 2  açık ve farklı tarifi yapılmış Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde, İnsan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, laik, ve sosyal bir hukuk devletidir, denmektedir. Eller vicdanların üzene konmalıdır, insanlara kıyılıyor, insanlık perişan. Devlet herkesin, herkes de devletindir, hukuku da herkes için vardır ve uygulanmalıdır da& İş içinde işler demekten sıyrılıp,
çağdaş huzurlu daha da insancıllaşması ve demokratik laik paylaşımcı kavramlarla taşlanması dileğimle Cumhuriyet Bayramımızı yürekten kutluyorum.

Saygılarımla.

Administrator    24 Ekim 2009 22:06
2. Bin 10 da Genel Seçimler Var dendi!!!
(Köylerde Biz bitirildik Diyen diyene)

Arguvan ve köylerinde zamanıdır da, genelde arpa olarak tohumlar Ya Allah dendi toprağa ekilip emanet edildi&
Geçen yıl Yasa yapıcı vekillerimizi, bu yıl da muhtarlarımızı ve belediye başkanlarımızı yerel yerlerine seçtik ve koltuklarına koyduk. Seçmeye halk olarak itişe kakışa inandığımız güvendiğimiz birilerini seçip bize düşeni yapıp rahatlamıştık da. Özde bir köylü olarak şimdiye dek güvenle seçilen o vekiller kime ve neye hizmet etti?, şaşırıyorum doğrusu&
Arguvanın İsa köyüde Tarım Kredi Kooperatifi köylüye tohumluk arpa sattı. Bende aldım. Köylü piyasada 3.20 ye arpasını sattı, 660 a Ben de dahil iki katından fazlasına alıp ektik. Ektik ya, yukarda da dediğim gibi kupkuru toprağa katıp karıştırıp bıraktık. İş bitirildikten sonra hep derlerdi zaten, yinede dedilerGerisi ALLAa kaldı&

Yani; tek sınıfa hizmet eden bu yapıda vallahi de billahi de bu tavrımızla bizleri kim olsa yönetir, çünkü örgütlü bir dayatma gücümüz akla bile gelmiyor, amma, her türlü haksızlığa yoksulluğa dayanma açısından fazlasıyla maşallahımız var&
Bu yıl gördük, Avrupada süt üreticileri dünyanın gözü önünde milyonlarca litre sütü tarlalara serpip ürününün değerini istedi ve aldılar da. Bu örnekleri alabildiğine çoğaltabiliriz&
Köylüye arpasının iki katından fazlasına arpa satan Tarım Kredi kooperatifi Haziran sonu eski borçları tahsil için her eve yazılı olarak icra ihbarı bıraktı. Köylü elinde avcında ne varsa borç harç da ederek borcunu ödedi. Tekrar dediğim gibi, tohum için aldığı arpayı da iki katından fazlaya almak ve ekmek zorunda kaldı. Yani, yine omuzlarında bir borç yükü ile ellerini havaya açtı beklemedeler ve biz bittik diyen diyene&

Günümüzün iktidarı ardı arası kesilmeden Demokratik Açılım dedi daha da demiyor.
Demokratik hak ve özgürlüklerden yana bu yapınızla açılabiliyorsanız açıldığınız kadar açılın, sevinmeyen övünmeyen kendi payıma nankördür. Yaşamı emeğine dayalı köylünün yarasının da üstünü açın. Ancak, Açılım deyip de, çağdaşça açılması beklenen tüm Esnaf, Köylü, İşçi, Emekli, Memurgibi emekçi kesimlerin yaşamını kolaylaştıracak yolun da önünü açın, seçimden sonraya seçimden önceye laflarıyla gözler yollarda bakılacaksa, sinsice ilmi siyaset beklenmiyor ve bu halklar yutmayacaktır artık. Siyasilerden beklenen toplumun tüm katmanlarında İnsanların yaşamının çağdaşça insancıllaşmasıdır ve asıl açılan yol bu hedefi tutmalıdır diye düşünüyoruz.


308
Toplam kayıt bulunuyor
Design: Joomlamarket.de
© 2005 – 2020 www.alirizaugurlu.com