Anasayfa arrow Ziyaretçi Defteri

Ziyaretçi Defteri

Ziyaretçi Defterine Yaz


Administrator    22 Ağustos 2009 03:23
TAM LAİK OLMADAN DEMOKRASİ Mİ?

Türkiyede gelmiş geçmiş ve geçecek, Laiklik dendiğinde kaşınan bu iktidar son yedi yıllık icraatında demokrasiyi araç olarak kullandı şimdiyse, geleceğinden endişesi mi var da zamanı kullanıyor?
Bu ülke laik olmadan, hangi demokrasi ve kimlerin nasıl bir demokrasi için koşuşturulduğunu anlamak oldukça zor&
Bir süredir İç İşleri Bakanı S. Atalay Kürt açılımı deyip kapı kapı dolaşıp nabız tutmakta.
Diğer bir taraftan Alevi Çalıştayı adı ile 19 Ağustos da Ankara da belli isimlerden oluşan Sünni din adamlarını topladı ve dağıttılar.
O toplantıda Diyanet ten çağırdıkları şahıs, Alevilerin asıl taleplerinden Cem Evlerini ibadet yeri olarak kabul edemeyiz demiş&
Eyvah yandı Aleviler&
Efendi; Haz. Muhammedin sonradan gelip katıldığı, Haz. Alinin toprak evinde oluşan Kırklar Ceminden bu güne dek, Cem Evleri Haz. Muhammed ve Ali yanlı Alevilerin vicdanında ibadet yeri olarak kabul bulmuştur. Sizin dilinizin dudak arasından fırlayacak kabul yada ret sözüyle mi Cem Evleri Alevilere ibadet yeri sayılacak?
İslam da ibadet yeri tek camilermiş&
Ben Dini iyi anlıyorum diyen, ya da bir okumuş çıkıp da desin?
Hangi din ve kitabında İslamiyet dahil, ibadet şurada yada burada yapılacaktır diye farz buyrulmuş?
Tüm tek tanrılı dinlerde de her inanç toplumu kendi ibadet yerlerini Peygamberlerinin ölümünden sonra yapmış ve isim de koymuşlar, ( Kilise  Havra veya Sinogog- Cami ve Cem evi vs gibiler.
İbadetin yeri- şekli - zamanı- dili, Farz mıdır?, yada şartlanmış uydurukçuların çoğaltması mıdır?
İşte tam laik olmadan bir inanç kurumu adına tüm inançları da hiçe sayarak sırtını tek mesepten oluşmuş iktidara dayamış, iktidar da gerekli maddi ve politik destekle yanlarında olduğunda bu ağızlar böyle konuşacaktır elbet.
Ya kendisinin gittiği yerde gidip kendisi gibi yapacaksınız, yada gittiğiniz yer ibadet yeri olamaz, ibadetiniz de Tanrı katında kabul görmez&
İşte böylesi Tanrı adına sorumsuzca konuşanlarla bir arada yaşamak zorunda olan mozaik halklar arasında analar ağlamasın deyip huzur ve istikrar arayacaksınız&
Kürt açılımı da buna yakın bir çıkışla herkesi merakta bırakmıştır. Kimin ne istediği düşünülmeden kimler nelerin peşinde koşuşturuyor?, bekleyip hep birlikte göreceğiz.

Sayın Bakan;
Partilere gidiyor, evet demokrasi diyorlar
İş verenlere gitti, onlar da, evet demokrasi dediler
İşçi sendikalarına vardı, hadi tezden demokrasi istediler

Sınırsız, paylaşımcı, hoşgörülü önce insan deyip de, 7 senelik icraatlarınız içinde hukuku insancıl işleyen tam Laik bir yapılanma için bir çalışmanız oldu mu? Tek düşünce doğrultusunda kadrolaştınız&

Açılım falan gibi laflarla laik olmadan demokrasi deyip devleti tüm kurumlarıyla tarafınıza çektiniz. Medyayı da arkanıza katıp 72 milyonu uyuttuğunuzu sanmayın.
Laik demokratik bir sistemle her şeyin kendisini istediği bir dönemde birilerini milyonlar adına konuşturmak, arkasından da şu taraf bu tarafın böyle yaşamasını istiyor, dediğinizde huzurlu bir Türkiyeye ulaşamazsınız&
Önce tüm farklılıklarıyla herkes yurttaş görülecek, kurumlar tarafsız işleyecek, herkes olduğu gibi, tam laik demokratik hukuku işleyen bir anayasal güvencede işinde aşında korkusuzca yaşamak istiyor.

Saygılarımla.

Administrator    08 Ağustos 2009 13:58
HİROŞİMA DA İNSANLIK AYIBI KINANDI

Hiroşimaya atılan atom bombasının geride bıraktığı acılı 64 yıl hüzünle anılırken olaya bakışlar değişecek mi demeli? Sözüm ona Yeni Dünya Düzeni denen sistemde iktidar sözcülerinin deyimine göre bu günkü ekonomisiyle Türkiye dünya da zengin 17 inin içinde yer almış&
Acaba, S. Başbakanın dünya 8 lerine katıldığı söylenir, Ancak, Türkiye 72 milyonla mı, yada belli bir avuç taraftarla mı dünya da sözüm ona o 17 lere katıldı?
Her neyse; masalarda dönen savaş ve sömürü planları daha nice Hiroşimalar akla getirmiyor mu? Dünya da kriz denen ilan ve peş peşe yaşananlar, nelerin habercisi deyip soran bir karşı duruş da yoktur &
Amerikanın ileriye yönelik 20 yıllık Ortadoğu savaş planları, daha dün Temmuz ayında Obama Putin buluşması, 6 Temmuz Putin in Türkiye ziyareti, akıllara bazı şeyler getirmiyor mu? Irakta son olarak yaşananlar, günümüzün en acı ve insanlık ayıbı değil midir?
Bu gibi suç ve yaşanan ayıplar karşısında Obama ve Putin, Hiroşimada bu acı anılı günde buluşup, dünyanın güçlü görsel medya karşısında, Bu güne dek bu yaşananlardan geçmişimiz adına kocaman bir özür diliyoruz, bir daha bu ayıplar yaşanmayacaktır, diyebildiler mi? Hiroşimada herkes bir avuç ayıptan kaçanlarla yakınını andı ve göz yaşı akıttı. Bir yıl sora barış yanlısı olanlar orada olup şehitler yine anılacaktır. Birileri de timsah misali ayıpları içlerine ite dürte sindirdiler. Böyle durup bakıp geçilecekse, o ayıplar daha da pis vicdanların en dip derinliklerine itilecektir....
Barış seven güzel insanlar, sömürüye de savaşa da hayır demek, herkesin huzur içinde yaşaması için paylaşılması gereken ortak görüş olmalıdır diye düşünüyoruz&


YUH DENECEK ELBET

Emperyalizm, işin gücün katliam
Gün gelir, rüzgarın duracak elbet
Nice asır, kan akıttın doymadın
Bu insanlar, sana soracak elbet

Seni yaşatanın içi lekeli
Ne zavallı, ne de biçare deli
Bir avuç bu işte, oynayan eli
Hak sahibi, koldan kıracak elbet

Günler yakın, yuh denecek adına
Avukat ta, girmeyecek sorguna
Eli taşa yeten, doğru sırtına
Kuzgun leş arıyor, konacak elbet

Barış adı duyduk, kendi gelecek
Seni parça buçuk, edip bölecek
Bu dünya herkesin, herkes gülecek
İnsan yarasını, saracak elbet

Ali Rızam derki, sen biteceksin
Yaktığın ateş de, toz tüteceksin
Kül olup yerlere, serpileceksin
Dumanın buluta, uçacak elbet

Saygılarımla. 7.8.09

Administrator    08 Ağustos 2009 13:56
TC
ARGUVAN KAYMAKAMLIĞINNA

Konu: Arguvan Ziraat Odasında Durum&

İlçemiz Tarım da çiftçiye destek türünden yapılacak yardımlar için işlemlerin yapılmasında her çiftçi ilçe ziraat odasına mutlak surette gönderilmektedir. Çiftçiye ait tüm tapular ve arazilerin işletildiğine dair köy ihtiyar heyetinin onaylı belge dosyada mevcutken ziraat odasından çiftçi belgesi istenmektedir. Vatandaşlar oraya ziraat odasına vardığında aidat adı altında aşırı miktarda para alındığından şikayet etmekte. Çiftçilerden çoklarının üye başvuru dilekçesi olmadığı halde kuruma vardıklarında üye gibi karşılanıp rasgele para alındığından şikayet etmekteler. Her çiftçi durumundan oldukça rahatsız ve konu tartışılmaktadır. Aynı zamanda dönüm başına aidat alınmasının kurumlar yasasına uygun olup olmadığı hakkında da kaygılar var&
Bu kurumunArguvan Ziraat Odası üye başvurusu olmadan her çiftçiyi üye yapma ve para alma olayı da yasal mıdır? Bu işlem ilçemizin bütün köylerinden her çiftçiye uygulanmaktadır&
Çiftçilerin durumdan rahatsız olduklarına tanık olmam nedeniyle durumu bilgilerinize saygıyla arz etmek istedim.

Saygılarımla.


Adres: Zaviye Mah. Teyfik Temelli Cad. Yıldız Sitesi A.10 Bl.
Malatya İsim Ve İMZA
Telf: 2111493 Ali Rıza UĞURLU

Adres: Arguvan İsa Köyü Tarih:07.08.2009
Telf: Cep: 05347631198

Administrator    31 Temmuz 2009 10:07
7. ARGUVAN TÜRKÜ FESTİVALİ inden İZLENİMLER
23 Temmuz sabah saat 11 sularında Arguvana vardığımda beni ilk olarak S. Kazım EROĞLU aradı, yukarı 2, katta olan kahvedeyim demişti ve buluştuk. İstanbuldan gelmişlerdi. Kahvede bir ara sohbetten sora aşağı inelim Arguvan gençlik bir dernek kurmuş uğrayalım dedik. Aşağıya indiğimizde Rıza PARLAK la karşılaştık, Sayın Parlak merhum A. Kasım İlhan Ustanın anısına bir sergi hazırlıkları içindeydi Cadde kenarında küçük kürsüler üzerinde sohbet ettik, S. Nimet KARABULUT ve Eşi bize katıldılar. Nimet hanım Hep yazarlar buluşmuşlar dedi. Hepimizde yıl boyu özlemini çektiğimiz Türkü Festivali için oradaydık.
Öğlen sonu tekrar Rıza Kazım ve Ben, üçümüz dediğim yukarı kattaki kahvede oturup epey de bir sohbet etme olanağımız oldu. Sora S. EROĞLU kayın biraderi Ali Hoca üçümüz S. Başk: Hüseyin TAŞTANı ziyaret ettik, ayrıldığımızda S. Ersoy EREN le karşılaştık. Ayak üstü şaka karışık laf lafı kovalar ya S.Ersoy 17 de yokum gibi bir şaka yaptı.
O günü bu şekilde akşam ettikten sora sabah saat 10 da Arguvanda buluşup Kuyu Dere köyünde SARI BABA ziyaretinde yapılacak cem törenine katılalım deyip ayrıldık.
Sabah buluştuğumuzda. S. GÜLBAŞ ve köylüsü de bize katıldılar. Geçtik arabaya, Kuyu Dere yolunu tuttuk, köye varmadan ziyaretin bulunduğu tarafa döndüğümüzde ziyarete varmadan küçük bir yokuşu önümüzdeki araba çıkamayınca arka arkaya 5 araba geri dönmek zorunda kaldık. Sarı Babaya yaklaşsak da ziyaret etme şansımız olmadı.
Öylen sonu Koyunlu köyü dernek başkanı S. Yusuf MOLA ile karşılaştık, Kazım EROĞLU bizi tanıştırdı, ben şaka karışık sizde mi 17 ler içindesiniz?, dedim, EROĞLU, hem de başı çekenlerden dedi. Böylece 17 İstanbul Arguvan derneklerinden 7, Türkü Festivaline katılmayanların adını 17 ler olarak konuşmaya başladık.
Kısa bir çay sohbetinden sora festival günü 25 Temmuz sabahı saat 10 da buluşup Akören de Prof: Bayram DEMİRCİ- Yard. Doç. H.Hüseyin Doğan- Yard. Doç. Vehbi BAYHAN.Yard.Doç. Yüksel ÇIRAKın katılacağı panele katılma kararı aldık..
25 Temmuz sabahı Arguvanda aynı kadro buluştuğumuzda Y. Doçent S.H.H.Doğanla karşılaştık, o da arkadaşlarını bekliyordu. Bana öne düş sen oraları biliyorsundur dedi. Yola koyulduk Akörene doğru. Her neyse, Muhtar Ekrem ASLAN iyi hazırlanmıştı, S. Asım AYDOĞDU nun sunduğu programda sanatçı Seval EROĞLUnu dinledik. Hocaların hazırladığı Arguvan nın Sosyo Ekonomik ve kalkınma seçeneklerinin yanında Arguvanı tanıma ve eğitim durumu adlı paneli zevkle izledik&Panelden sora yemek ayran da ikram edildi. Sırada Kömürlük de yeni yapılan Atmalılar İlk Okulunun açılışı vardı, katıldık. Malatya Valisi ve Milli eğitim Müdürü, yani büyük bir katılım vardı, açılış yapıldıktan sora Arguvana döndük. Akşama doğru Arguvana bir insan seli aktı desem yanılmış olmam.
İsaköyü yani köyümüzün çadırında saat üç sularında masamı açtım ve acizane yapıtlarımı koyup oturdum. İstanbul ve çevre illerden gelen Arguvanı seven Hamza AKSÜT İsmail KAYGUSUS gibi bir çok düşünür ve yazarlarla masamda buluşup hallaşmam beni en çok da mutlu eden anlar oldu.
Açılış dahil sanatçı dinleme şansım bile olmadı, çünkü stant da yanıma gelip gidenlerden başımı alamadım diyebilirim.
O dar alana açık yüreğiyle katılan herkese öncelikle şükranlarımı sunuyorum.
Ayrıntılara girmeden kısaca iki günlük mutluluğumu Arguvan ımızın kendisine özge kültüründe payı olan Özüyle, sözüyle sazıyla Arguvan ımızı dillerde dolaştıran o üretken değerlerimize öncelikle saygı sevgi ve muhabbetle şükranlarımı sunmak istiyorum, çünkü o coşkuyu ilçeye kazandıran onlardır&
İki Yüz Bin insanının gurbete kaçma nedenlerini mısralara döküp yüreğinden taşan duyguları yöreye özgü bir üslupla köklü kültüründen yola koyularak dışa yansıtan yüce seslere öncelikle Arguvanlılar kendileri şükran borçludur&
İkinci gün yoğun bir katılımla aynı coşku devam etti. 7. Geleneksel Arguvan Türkü Festivalini yerinde yada Tv. kanallarından izleme fırsatı olan herkes o iki günü görüp gözlemledi. İşin başından beri o yolda çabalarımın bana verdiği mutluluğun sevincini yaşarken, katkı sunan herkesi canı gönülden kutluyor daha da huzur içinde coşkular dolu nice festivaller diliyorum... Saygılarımla.

Administrator    18 Temmuz 2009 12:55
Köylü Tarımda Kooperatifleşemez mi?

Arguvan ve köylerinde gelip çatan biçim işleri ile birlikte bir telaştır aldı herkesi. Kaderine terk edilmiş bu köylerden çağdaş bir sıçrama gerçekleşemez mi?
Böylesi bir soruya yanıt aramak için, öncelikle konuyu Arguvan ve köylerde tartışmaya açmak gerekir diye düşündüm&

Arguvana Bir Ofis Açılmalıdır dedik kimseden ses yok&

07. Haziran arpalar biçilmeye başladı ve çiftçi geçen yıl 5 .TL 80 kuruşa pazarladığı
mahsulünü bugün 3.TL 20 kuruş la aracıya teslim oldu&
İsaköyü de bazı sohbet anlarında Tarımda kooperatifleşme düşüncemi birkaç sefer paylaşmaya çalıştım.
Ancak, konu ciddi bir tartışma gerektirir mi, ya da yanılıyor muyum? Aslında konuyu ortaya attığımda, söz bazı kulaklara hoş gelir gibi de oldu...
Ancak; her şeyde olduğu gibi, bu konuda da anında karşı çıkışlar görülecektir, yani kendi göbeğimi kendi elimle keserim falan&
Çok yerde olduğu gibi, yöremizde de süregelen bir uygulamanın değiştiği ancak çağın akışıyla görülebilmekte. Örneğin terbiye edilmiş At ve öküzden bir anda makineye geçiş gibi&
Başta İsaköyünü ele alacak olursak; köy yüz haneyse az evin dışında her evde bir yada birden fazla traktör var.
Düşünüldüğünde, bu makineler yılda kaç gün tarımda çalıştırılabiliyor? Orasına yanıt aramak zor olmasa gerek&
80 Traktör olsa takım ve teferruatıyla Pulluk, kültüfotor, mimzer, remok vesaire, gibilerin maliyeti ortalama 50.000 Tl dir. 50.000 X 80= yanılmıyorsam bu 4. Milyon, Tl eder.
Bu köyün işini en çok 10 bilemediniz 15 traktör rahatça çekip çevirebilir ve diğerleri paraya çevrildiğinde o köylü hayvancılık arıcılık gibi işlere yönlendirilebilir.

O sisteme geçildiğinde daha iyi düzenli ve karlı bir ziraatçılık gerçekleşebilir, diyebilir miyiz?
Herkes işletilecek toprağının masraf hariç yıla göre, pazar aramadan kooperatif aracılığıyla kendine düşeni alacaktır. O zaman o topraklarda sulama imkanları aranacağı gibi, değişik ürün elde etme olanakları da elbette ki düşünülecektir &
Bu sistemde eldeki nakitle köylüye faizsiz ya da az faizli destek yolu da açılabilir.
Öğretilecek ve önerilecek işlerle meşgul olma ortamının ötesinde huzurlu ve kazançlı bir yöntem yakalanmış olabileceği akla çok yakın&
Bu düşüncem uzman kişilerce hazırlanacak bir yönetmelikle insanlara enine boyuna anlatılmalıdır&
Her köyde oluşacak bu tip kooperatifler aracılığıyla, ürünlerin pazarlanıp değerlendirme işleri de, daha sağlıklı yürütülebilir diye düşünüyorum.

Elbette ki, o zaman pazar arama ve mahsulü değerlendirme işleri seçimle ya da atanan görevlilerce yönlendirilecektir.
Yapılacak uygulamalar hakkında daha çok şey söylemek için, konu her köyde öncelikle uzman kişilerce dediğim gibi, hazırlanmış bağlayıcı bir yönetmelikle tartışmaya açılmalıdır.
Önerim o ki, bireylerin birbirinden kopuk kendi göbeğimi kendi elimle keserim, inadı yerine konu akıllıca tartışmaya açılmalıdır diye düşünüyorum.

Saygılarımla.


308
Toplam kayıt bulunuyor
Design: Joomlamarket.de
© 2005 – 2020 www.alirizaugurlu.com